Bakımlı olmaya çalışan bir bakımsız

Ben de anlamıyorum gece gece üşüyen ayaklarım ve yorulmuş gözlerimle balkonda ne yapıyorum diye, çorapları çok seviyorum ama giymeyi de gereksiz buluyorum çıkarmaya üşeniyorum giyince, terliksiz çorap giyemiyorum ya ben galiba :) Gece gece boş boş gülümsüyorum, bu saatte arkadaşcığımla yemek muhabbeti yapıyorum, galiba şuan tek bildiğim çorap giymem gerektiği. Giyip de geleyim.

Her ne kadar babama ev için de , balkon camı için de bir sürü kez kızmış ve istemediğimi belirtmiş olsam da balkondan bakınca gördüğüm güneşin hafif hafif doğuşu ve gökyüzünün turuncu-mavi tonları beni benden alıyor, içime huzur doğuyor bu saatte. Aslında hem şu gün doğumu saatlerinde kalabilirim, her ne kadar bu şehri ve gereksiz betonlarını sevmesem de azar azar şehir ışığı ile gökyüzünün bu birlikteliği o kadar güzel ki burayı bile sevmeye başlayabilirim biraz daha baksam. Ramazan ayında olmasak da bu manzarayı görsem bir türk kahvesi yapar ya da çay demler manzama baka baka içerdim. En iyisi ramazandan sonra geç uyumak yerine erken kalkayım da uzun uzun izleyeyim ben şu gün doğumunu.

Kahve demişken belki de asıl anlatmak istediğim konuya gelebilirim. Ben evde oturmaktan bıktım ya illa bir iş yapacağım diye diye kadın forumlarını gezmeye başladım. Kimse de yok ki "senin neyine kendine bilmediğin şeylerle bakım yapmak, otur oturduğun yerde çok istiyorsan temizlik ya olmadı kimse yemek istemese de kurabiye yap" desin. İşte işte dolanırken çatlaklara türk kahvesiyle limonu karıştırıp sürünce geçiyormuş diye bir başlık buldum, sadece çatlaklara değil lekelere de iyi geliyormuş hem ben de kahveyi seven biri olarak pek beğendim bu yöntemi, yapacak bir işim de olmayınca içime sindi deneyeyim dedim. Çünkü okudukça aklıma gencecik yaşımda oluşan çatlaklarım geldi, o da bacağımın en üst tarafında birden kilo alıp vermekten oluşan oldukça minik çatlaklar ama ayrıntılara çok takıldığım için beni rahatsız ediyor işte. Hem bir de bacağımın nedense üst kısmında hiç olmayan ama bu yıl alt kısmını ele geçiren lekeler ve batıklar beni delirtince onlara da iyi gelir diye umdum.


Akşam yemek yerken (millet yemekte ne konuşur ben ne konuşuyorum, cidden benim ağzım torba değil galiba hep olmadık yerlerde konuşurum, en azından evde yabancı kimse yoktu da rezil olmadım başbaşaydık) anneme böyle bir şey varmış deneyeyim belki iyi gelir dedim o da dene bakalım dedi. Anneciğimden de onay çıkınca ben güzelim türk kahvesine acıya acıya limonları sıktım sonra da tüm bacağıma sürdüm yaydım.

Başta hiçbir şey olmamış gibi geldi, sadece cildimin biraz gerildiğini hissettim. Sonra duruladım, kahve kahve kokmamak için de iyice bi keselendim. (Bu da ayrı bir manyaklık galiba, hiç bir fikrim yok onun kalıntıları kalmalı mı yoksa arındırılmalı mı, yine de temiz olmak cazip geldi işte.) Forum başlığında herkes çok iyi geldiğine, zaten işe yaramayacak olsa bile cildi yumuşattığını, peeling görevi gördüğünü o yüzden güzel olduğunu yazmışlardı. Ben bacaklarımı hiç yumuşamış gibi hissetmedim, hatta pek bir değişiklik fark etmedim ama sonra ne göreyim (dan dan dan dan gerilim efekti) sağ dizimin üstü baya bi pembe pembe olmuş öyle duruyor, saatlerdir de geçmedi. Peelingden çok direk tahriş oldu. Birkaç gün önce bacağımı almış olmanın üzerine böyle garip garip doğal formüllerle bacağımı yakmış olmaktan oldukça korktum. Herhalde bir şey olmaz ama ben bu saatte bunu baya bi dert edindim kendime, bir şey olmaz yaa diye diye kendi kendimi avutur oldum. Olsun.

Hazır bloga dalış yapmışken derdimi, kendimce bakımlarımı anlatayım dedim işte, başka bir çılgınlık yaparsam onu da yazarım galiba :)
Siz de bir şeyler biliyorsanız yazın içimi ferahlatın çok güzel olur.

4 yorum:

  1. Hiç duymamıştım bunu.Ama bence herkese iyi gelecek diye birşey yok geçer o geçer takma kafana.:)

    YanıtlaSil
  2. merhaba takipçin oldum abana da beklerim:)

    YanıtlaSil
  3. aksiyon gibi okudum ya heyecanla.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İki gün kullandıktan sonra bıraktım ama beceremiyorum böyle şeyleri, ben bakımlı blog yazarı olmayı beceremem gibi :)

      Sil

Aklından geçenleri duymak istiyorum~