En azından dünyalı olduğum konusunda hemfikiriz (galiba)


Yaşın daha küçük olmasına rağmen hayatını birçok farklı şehirde geçirmenin birçok kötü noktası var.

Mesela seni en çok anladığını ve tanıdığını düşünen insanların bile aslında hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediğini fark ediyorsun, "Anlattıklarımı dinlemiyor mu?" ya da "Hakkımdaki şeylere karşı bu kadar kayıtsız mı?" gibi şeyler geliyor insanın aklına. Hatta çoğu zaman da kırıcı olabiliyor.

Daha geçen gün -birinin hangisi olduğunu hatırlamıyorum- arkadaşlarımla başıma geldi filan. Anneannem bizde kalıyor, kendi evi var ama dedem vefat edeli uzun zaman olduğu için kimse onu yalnız bırakmak istemiyor, işleri güçleri olunca da yanına gidemiyor, arada sırada teyzemlerde kalsa da asıl yeri bizim yanımız. Şimdi şöyle anlatayım, annemin yedi sülalesi de kendisi de şuanda yaşadığım şehirli. Annem gündüz işe biz okula gittiğimiz için ve anneannem şu sıralar biraz rahatsız olunca (ve ev gündüz çok boş oluyor) teyzemlerin bize geldiğini filan söyledim laf arasında arkadaşıma, "Senin ailen burada ne arıyor Samsun'lu değil misin sen?" diyor. Hani belki normal filan ama iki yıldır haftanın 7 gününü de beraber geçirdiğin, yazın bile sürekli gördüğün insanlardan bunu duymak sinir bozucu.

Ama baba tarafım Samsun'lu, ben hiç Samsun'da yaşamadım bir ya da iki yılda bir tatile gider yaklaşık bir ay kalırım o kadar. Defalarca söylediğim halde çoğu arkadaşım Samsun'da yaşamadığımı hala bilmiyor sanki, hadi onu da geçtim kafaları karışmış olabilir.

Önceden yaşadığım bir şehirden bahsediyorum, ki sık sık bahsederim ben geçmişimden, hep özlerim, yaşamakta en çok zorlandığım şehirler bile değerlidir benim için. Ama aramızdaki diyalog şu
"Aa senin orada ne işin vardı?"
"Ben iki sene orada yaşadım ya."
"Hadi be!"
İnsanın en yakın arkadaşları olsa bile sinirlenmiyor değil.

Bir sürü örnek var böyle. Hadi birkaç şehirde birkaç ilçede yaşadım da hepsini toplasan bir elin parmakları kadar. Hatta doğum yerim de bu şehir anlamıyorlar. Annemin akarabaları buralı olmadığımı söylesem alınıp küsüyorlar ama arkadaşlarım sürekli "sen anlamazsın buralı değilsin" havalarında, e ben da hayran değilim bu şehre ama burada yaşamadığım yıllarda her yaz en az iki ayımı burada geçiriyorsam, burada doğduysam, annemin kardeşleri, kardeşlerinin çocukları, kuzenleri, dayı-amca-teyze-hala'ları buradaysa, bu şehre sırf annemin memleketi diye tayin istediysek ve yaşamak zorunda kaldıysam herhalde 3. şahıs muamelesi görmemem lazım.

Niye böyle atarlandım bilmiyorum ama arkadaşlarıma yüzlerce anlattığım şeyleri her duyduklarında ilk defa duymuş gibi tepki vermeleri beni üzüyor.



4 yorum:

  1. Çünkü artık kimse kimseyi yürekten, içten ve değer vererek dinlemiyor. Hayatın sesi o kadar yüksek ki, bütün egosuyla ve karanlığıyla savaşıp bu sesi kısmayı başaranlar çok az.
    Dost denilen kelimeyi lugatımdan siliyorum artık, maalesef...
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke insanlar birbirlerine gerçekten değer verebilse ve dostluğu hissetmeyi bilse.

      Sil
  2. bende bir çok şehir değiştirdim seni anlayabiliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlayan birinin olması hep daha iyi hissettirir :)

      Sil

Aklından geçenleri duymak istiyorum~