İçimde kalmasın, burada kalsın

Bugün o kadar çok bir şeyler yazasım vardı ki, gelin görün erken yatmaya karar verdiğim için bilgisayarı hiç açmadım, şimdi açarsam da açıldı da yazdım da derken saat gece yarısını bulur diye düşündüm, son çare tabletten gireyim dedim. dedim demesine de bu nasıl bir işkence böyle? Ben cümleyi yazıp bitiriyorum harfler anca anca görünüyor, yazım yanlışı imla filan hep zor zanaat, hak veriyorum hep yamuk yumuk yazan insanlara.

Bugün de pek eğlenceli bir gün değildi zaten, gerçi servise binene kadar güzel sayılabilirdi (kedi gördüm sitenin bahçesinde, hem de yavru, vaktim kısıtlı olmasa uzun uzun severdim ama azıcık sevip gitmem gerekti, kedileri seviyorum işte, bir de sevdim ve bitti edebiyatı çok güzel yapılıyormuş kedilerin üzerinde, geçen okumuştum bugün de fark edip kendi kendime yaptım) ama okul zaten beni mutsuz ediyor, üstüne bir de okul müdürü konuştu da durdu, hepimizin içinden adama bağırmak ya da odasından çekip gitmek geldi, lakin akıllı uslu burslu öğrenci olmanın getirilerinden birine sahip bir halde, asaletimiz ve ezikliğimizle dikildik adamın önünde, ondan sonra ders boyunca adama küfret dur. (Ben hala iyi şeyler düşünmüyorum ama halka ifşa etmemeyi şimdilik benim için daha iyi buluyorum.

Aslında ben çok mutsuzdum ama sinirimi başka tarafa yöneltince baya-biraz yatıştım gibi. Birkaç saat önce olsa ağlardım buraya, bir de zar zor yazmasam uzun uzun derdimi anlatırdım. Olsun, şimdilik böyle olsun.

İyi geceler~

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aklından geçenleri duymak istiyorum~