Kendinden geçmişlik bazen tüm hayat

Aslında niye? Niye bütün bu duygular? Bir işime yaramıyorlar, kullanamıyorum ama unutamıyorum da.
"Ama..." bir şeyler olması gerekiyordu o ama'ların arkasında, belki uzun cümleler belki de anlamlı kelimeler. Ama yoktu işte. Aklımda kalansa sadece "ama", suç bende, ya da başkasında. Aslında var mı bir suç? Hep bir suç, bir de suçlu olmak zorunda mıdır? Sadece devam etsek yetmez mi, kimseyi suçlamadan yolumuza devam etsek.

Herkesin içinde yalnız hissetmek ne demek? Niye öyle hissedeyim ki? Kendi kendime oyunlarım bunlar. Yanımdaki kız bir şey bilmiyor, bazen anlamıyorum onu. Aslında ben kimseyi anlamıyorum. Hayır, o kadar da güzel değil bazı şeyler. Çünkü sevgilin olsa seni terk eder, ya da sadece gider işte. İnsanlar böyledir, sadece bir şeyler olsun istemezler. Sadece gitmek isterler ve giderler. Sadece susmak isterler ve susarlar. Sonra sen arkasından düşünürsün. "Bana öyle demiş miydi? Hayır. Demezdi öyle şeyler. Ben bir şeyler derdim hep, çok mıç mıç bir insanım."

Sonra bir de ilhamsızlık. Yazamamak. Eline kalemi almak ve yazamamak. Söyleyecek şeyler bulamamak. Sadece yalnızken ve etrafındakileri umursamazken gözlerinin dolması. Belki otobüste, belki yatağında. Bahaneler uydurmak, ağlamıyorum demek. Sürekli ölümü düşünmek ama ölememek, ölmek istememek. Ama yaşayınca da istediğin şeylerin olmayacağını bilmek.

Niye olmasın ki? Olmuyor işte. Olmayacak. Takıntılı insanlar mutlu olmaz. Sen, sen olduğun sürece mutlu olamazsın. Tek istediğin zamanın durmasıyken sonsuza kadar mutlu olamazsın.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aklından geçenleri duymak istiyorum~