Kıp kıp hisler



Ne kadar da yoruluyorum akşama kadar, özellikle de aynı gün içinde birkaç tane mekanda bulunduysam eve geldiğimde haşatım çıkmış oluyor.

Dünkü sinirimin ve stresimin yerine bugün önünü alamadığım bir huzur ve kıpır kıpırlık vardı içimde.

Öyle ki o başlarda pek sevemediğim, sonra oldukça sevdiğim, sonra daha daha sevemediğim dershane sınıfımı iki gündür oldukça seviyorum. Hayırdır inşallah diyeyim, belki bir iki arkadaş ediniriz sınıftan önümüz açılır.

Dün sınıf son derste bambaşka bir haldeydi. Akıllı tahtadan bi çocuğun youtube kanalını filan açtılar, çocuk şarkı yazıp söylüyormuş filan. (Aytüş'ün abisi de tanıyormuş çocuğu, ama git döv dediğimizde dövmemişti, çünkü kim olduğunu anlatamamıştık, hani o çocuk var ya tip tip bakan o çocuk bu çocuk.) Ben ikinci tenefüste etrafta bonibon yiyerek ve insalara yer misin yesene niye yemiyorsun gibi sorular sorarak dolaşıyordum, öteki tenefüs bu rapçi çocuk bonibon almış benim sıramın yanından geçerken kalemkutumun içine baktı bir sürü bonibon kapağı kendininkini de verdi, iyi bir insanmış meğersem. Sonra sınıftaki iki kaykaycı kızdan biri kalktı keman çaldı. Bu şehrin neresinde kayıyor o kaykayı diye tip tip baktığım halde (ki kaykay bence çok güzel bir icat, küçükken abimin de vardı binerdim) keman çalmasına saygı duydum. Daha güzel çalanını duymasam daha da saygı duyardım. Ama kız kemanı bırakıp ardından bir Sezen Aksu söyledi ki o sesindeki inişler çıkışlar derken arkasından ağlayarak koşup "Let me love you!" diye bağırasım geldi. (Bu let me love you olayı benim çocukluğumdan içimde kalan şeylerden biri.) Sınıftaki yetenekler sadece bunlar değil, bir çocuk var Allah'ım o nasıl bir resim yeteneğidir hayranlıktan eriyip bitiyorum! Kırmızı kalemimi istedi al bütün kalem kutusu senin olsun sen yeter ki resim çiz diyesim geldi, işim gücüm yok çocuğun defterini dikizliyorum. Onunla daha önce bahsettiğim bir Askerin Çocuğu vardı, beraber origami yapıyorlar. Çocuk benim önümdeki sıraya oturduğunda kağıttan çiçek yapmıştı. Ama çok yetenekli. Neyse buna sonra bi ad buluruz.

Bugün de işte son ders çok sevdiğimiz coğrafya hocasının işi varmış gelememişti onun yerine çok kafa olan türkçe hocamız geldi ne yaparsanız yapın dedi filan. Kızlar oradan fotoğraf çekiyorlar hoca arkadan kulak yapıyor, Zey bir arkadaşla el kızartmaca oynuyor çok eğlenceli geçti. Sosyalleşmek benim için çok büyük bir umut kaynağı.

Ayrıca bugün Ateşi Yakalamak'ı izleyebildim ve Finnick'i yerim demeden duramıyorum, kitaptaki kadar mükemmelliği yansıtacak bir oyuncu seçmeleri iyi olmuş. Gerçi ben her zaman daha çok ayrıntı verdikleri için kitapları tercih ediyorum ama filmin grafikleri gerçekten hoşuma gidiyor, kaliteli yapmışlar.

Çok şükretmek gerekiyor böyle günlere, her günümüz böyle olsun, hatta daha da güzel olsun da tantuniciye gittiğimizde "ne böyle balkondaki tüm masaları sevgililer kapmış, bizim sevgilimiz bile yok" diye üzülmeyelim :)

Dipnot: Demin milletin facebookunda araştırma yaptım hepsi çok havalı insanlar kendimi sınıfa layık hissetmemeye başladım ._.

1 yorum:

Aklından geçenleri duymak istiyorum~