Kısa Kısa 7


(Yine) ben özümde çok iyi bir insanımdır diyerek mi girsem konuya? Ne diyebilirim ki özüm çok iyi, sonra onun biraz yukarısında iğrenç çirkef biri var, onun yukarısı adeta bir melek, en dış tabaka da anlamsızlığın vücut bulmuş hali.

Bugün dershaneye gitmedi, hatta bu haftaiçi hiç dershaneye gitmedim. Tabii siz normal insanlar için bu normal bir olgu olsa gerek ama arkadaşlarıyla zaman geçirebildiği tek yer dershane olan ben için sıradışı bir şey. Çünkü benim arkadaşlarım haftanın yedi günü dershaneye gitmese içlerinde huzursuzluk belirtileri oluşur.

Bu hafta hiç dershaneye gitmememin temel nedeniyse açık ve net olarak geçen hafta pazartesi mi salı mı hatırlamıyorum (aman ne fark eder) dershaneye gitmemem. Sanki seslendiğini duyabiliyorum sevgili kedicik. Neden mi dershaneye gitmemem daha çok gitmememe sebep oldu? Tabii ki de her canlının içinde olan o aldatılmışlık duygusu. Ben sevgilimi kedilerden, oyuncak ayımı etraftaki herkesten kıskanan bir insanım. Gel de bunu kıskanma hani. Yani ben o gün gitmedim G. ve Zey başbaşa gittiler ya dershaneye, böyle aralarında bir şey uydurmuşlar, bir de sevgili gibi bakışmalar canlı canlı tavırlar filan, hadi bunu geçtim. Ben öteki gün bunlarla dershaneye gittim, bildiğin iki sevgilinin yanında süs köpeği gibi gezdirdikleri 3. şahıstan hiçbir farkım kalmadı ortada. Bu dünyada sevgililerin yanındaki 3. şahıs olmaktan daha kötü bir şey varsa o da sevgili olmayan ama sevgili gibi davranan iki kızın yanındaki 3. şahıs olmaktır. Ki ben bunu gidip de onlardan birine söylesem ya surat büküp kusmuk bakışı atacak ya da ağzının içinden filan söylenecek. Bi de hadi onu geçtim G. arka sıraya Zey'in yanına geçip beni yalnız bıraktı, ve ders boyu fısır fısır konuşup dahil olmaya çalıştığımda susuyorlar. Bir haftadır!

Yani aslında derdimi anlatamıyorum onlara da. Mutsuz olduğum ya da göründüğüm için kaçıyorlar belki de benden. Belki de kaçılması gereken bir insanımdır ben. Mesela Zey "Dershanede seni mutlu etmek için her şeyi yapıyorum sen mutlu olmuyorsun!" dedi. Peki ne yapıyor? Cevap vermedi. Çünkü yaptığı tek şey ona buna laf atmak o kadar. Bunu söylediğimde de yine suçlu benmişim gibi yargılanıyorum. Ya da G. "Ay seni çok özledim yaa" diyor. Hani özlediysen gel yanıma otur, iki kelime kur tatlı tatlı konuş. Çok mu uzaktasın engel olan bir şey mi var sana? Öğle arası Eliş'le kantine gitmeyi düşündük sonra ona dedik gelir misin diye yok ders çalışıcam dedi madem öyle biz de gitmeyelim dedik yukarı çıktık. Tüm öğle arası yukarıdaydık ve o gelmedi. Neden? Çünkü kantindeydi.

Mutlu olmamı istediğini söyleyip mutsuzluğuma dokundurma yapmaktan öteye gitmeyip çabalamayan arkadaş, özlediğini söyleyip de sanki köşe bucak kaçan bir başka arkadaş, bir de ilk mesajı atıp da konuşmak istemediğini söyleyen eski sevgili. Söyleyin şimdi bunların arasında ne fark var?

(Evet, bencilim, kıskancım, kindarım, ama gidip de insanların suratına çirkeflik yapacağıma beni okumak zorunda olmayan insanlara anlatmak daha kolay değil de ne?)

(Benim kısa kısalarım pek mi uzun oluyor ne?)

Ama üzülmeyeyim, iki hafta sonra bir Cem Adrian konserine giderim Elişimle pek bir güzel rahatlarım.

2 yorum:

  1. Benimde senin şu yazında anlattığın gibi arkadaşlarım vardı. Her şey güzel giderken bir anda bana cephe aldılar. Ne olduğunu anlamadım. İstedikleri ise söylemediğim bir sözü ben söylemişim gibi gösterip özür dilememi istiyorlardı. Bende ne yaptım biliyor musun? Hepsini çıkardım hayatımdan.
    İlk başlarda çok üzüldüm ama şimdi daha iyiyim.
    Umarım sen arkadaşların ile arandaki sorunu halledip eski günlerinize dönersiniz. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de aramızın iyice bozulmasından ve düzelmemesinden çok korkuyorum, inşallah ben de ilişkimi kesmek zorunda kalmam da eski haline döneriz

      Sil

Aklından geçenleri duymak istiyorum~