Kısa Kısa 8

Acaba kedilere alerjim mi var diye düşünmeye başladım bir an. Çünkü dershane dönüşü baya bi kedi sevdikten sonra şuan sol elimin üstü kıpkırmızı ve kaşınıyor. Ama ben kediyi sağ elimle sevdim, öyleyse niye sol elim kaşınıyor? Demek ki kedilere alerjim yok, belki de halının tüylerine alerjim vardır, olumlu düşünelim.

Bugün çok güzel bir gündü aslında. Arada bir hissettiğim o aldatılmışlık duygusu vardı yine ama günümün güzelliğini bozmaya yetemezdi. Cem Adrian konserine gitmek için ön sıradan aldım biletimi, o kadar heyecanlıyım ama daha ne giyeceğimi bile bilmiyorum. İnşallah çok güzel geçer konser, gerçi ben ağlamaktan korkuyorum ama o kadar da olsun canım.

2 gece önce başladığım Yüreğimin Sesini Dinle'yi bitirmek beni mutlu etti. Ardından da hiç hız kaybetmeden Nevzat Tarhan'ın Kadın Psikolojisi adlı kitabını okumaya başladım. Aslına bakarsanız bu tür kitapları kadınlardan çok erkeklerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta kadın kendisini ve kendisi gibi olanları az çok bilir, ama erkekler kadınları daha fazla tanısalar çok daha iyi bir dünyada yaşayabiliriz. (Hayır, bence çok feminist olmadı.) Bunu da bitireyim hiç hız kaybetmeden Nazan Bekiroğlu'nun Mor Mürekkep'ine başlayacağım. Nazan Bekiroğlu uzun zamandan beri okumak istediğim bir yazar, evde de çokça kitabı var, hayırlısı olsun. Çok eksiğim, çok geride kalmışlığım var, tamamlamalıyım her şeyi.

Bugün fark ettiğim bir şey daha var ki, sürekli aralıksız olarak mesajlaşmayı ben de sevmiyorum galiba. İnsanlar mesajlarıma cevap vermediğinde tabii ki de sinir oluyorum ama neredeyse altı ay boyunca insanlarla aralıksız mesajlaşmak da sanki kendine ayıracak zamanının tamamen sıfıra inmesi gibi bir şey. Artık korkuyorum ki telefonu elime alayım, çünkü biliyorum mesaj gelecek. (Benim elim geçti bu sefer yüzüm kaşınıyor ya nolur yine başlamasın yazınki gibi kabar kabar, çok korkuyorum.) Hadi konuştuğumuz da adam gibi bir şey olsa, "he, ok, hmm, ya, yee, yoo, ya ya ya, şarkısözleri, he yav" böyle konuşma mı olur kafam girsin bu konuşmaya. Zey'e söyledim bugün "Ben olsam gider söylerdim mesajlaştığım insanlara" dedi. Ama daha önce söyleme çabalarına girdiğimde ya alınıp şakaya vurdular ya da tamamen şakaya vurdular ya da ben tamamen paranoyağım. Sevgiyi öldüren de bu sürekli cevap bekleme-kaçış olayı galiba.


Kendimle bu denli çelişmeme şaşırıyorum.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aklından geçenleri duymak istiyorum~