Bu yeni bir şey değil

Toplumun bizi uzaklaştırdığı insanlar var. Nefret etmek zorundayız gibi hissettiğimiz insanlar. Belki tanımadığımız. Bir arkadaşımızın sevmediği. Sevdiğimiz şeyleri sevdiği için kıskandığımız belki. Ya da sadece bizden saha güzel bir yaşama sahip olduklarını düşündüğümüz için kıskandığımız.

Belki o insanların şarkılarını dinler severiz, resimlerine bakar güleriz, ama asla arkadaş olamayacağımızı biliriz. Mesafeler mi? Utangaçlık mı? Bana tanışmak için mesaj atan o insanlarla çok çok iyi arkadaş olabilirken varlığımdan haberi olmayan insanlardan deli gibi çekinebilirim. Çünkü insanlardan korkabilirim. Tanıdığımı düşündüğüm insanlar bile bambaşka kişiler olabiliyorsa sadece dinlediği şarkıları beğendiğim insanlardan korkabilirim.

Belki de o "kız benden güzel değil" diye düşünebilirim. Ve "o benden kilolu". Ama anlamam gerek insanların sevdiren ne ses tonları, ne bakışları. Hatta bazen dinledikleri şarkılar bile değil. Dünyadaki en kibar ve hassas insan bile kaba biri olabilir aslında. Ya da o sürekli gülen kız senden habersiz, bir arkadaşı olsun diye ağlıyordur.

Konumuz insanlar mı? Sevgi mi? Kıskançlık mı?

Belki de buraya kadar okuduysan sana bir sır verebilirim, sana bir sır verebilirim ki ne kadar iğrenç bir insan olduğumu anla benim de.

Hani Heidi'nin çizgi filminde (kitabında da) sakat yürüyemeyen kız vardı ya Clara. Onun Heidi'den başka arkadaşı yoktu. Ben hep Clara gibi bir arkadaş isterdim küçükken, şimdi bilmiyorum belki içimden tekrar istiyorumdur ama o sorumluluğu alamayacağımı biliyorum. Ben hep bana muhtaç olan bir arkadaş istedim. Belki de Clara gibi sakat olabilirdi, ya da sadece kimse onunla arkadaş olmak istemezdi, belki de o diğerlerinin oyunlarını sevmezdi de benimle oynamak isterdi.

Ama o hiç gelmedi.

Ve ben bencilliğimle kaldım.

(Galiba o kıza mesaj atabilirim? Neden olmasın. Ama kendi kişilğimden kaçıp yapacağım.)


Bu da şarkı olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aklından geçenleri duymak istiyorum~