İsim Karmaşası

Sondan ikinci dersten beri deli gibi başım ağrıyor, eve geldim yemeği bekledim, yedim, turşu yedim, derken geleyim de burada biraz kendimden bahsedeyim dedim. Ağrı kesici uykumu getirene kadar iyi olur.

Şimdiye kadar kendimi az buz tanıyorum, neyi severim neyi sevmem, alışkanlıklarım nelerdir, takıntılarım nelerdir bir şeyler biliyorum. Bugün bahsedeceğim tam olarak kategorilendiremediğim bir özelliğim.

Hani hepimizin arada paranoyaklıkları olur. Bu paranoyaklıklar insan hayatının vazgeçilmez özelliğidir bence. Tabii küçüğü büyüğü var, "acaba sifonu çekmeyi unuttum mu"dan "şu bana dm atan çocuk ya beni kaçırıp böbreklerimi çalarsa"ya kadar da yolu var. Benimki öyle obsesif bir bozukluk derecesinde filan değil, ama beni rahatsız ediyor biraz.
İnsanların adlarından emin olamıyorum.

Aslında söylerken değil de yazarken emin olamıyorum hani. Bunun ilk belirtilerini ilköğretimde soy ağacımızı yaparken rastlamıştım, her yaz gördüğüm eniştemin adını yazdıktan sonra acaba eniştemin adı bu muydu diye defalarca düşündüm, ki eniştemin adının ondan başka bir şey olma ihtimali bile yoktu. Ondan sonra insanların adını yazarken hep tereddüde düştüm, ya şu harfi yanlış yazdıysam, ya onun adı gerçekte öyle değilse de ben şizofren olduğum için onun adını öyle zannediyorsam gibi şeyler bile düşünebiliyorum. Bazen çok çok iyi tanıdığım insanların adları konusunda bile şüpheye düşebiliyorum. İnsanlara yanlış bir şey dersem diye adlarıyla hitap etmekten korktuğum bile oluyor.

Ama bu ciddi bir problem değil, çünkü hep değil bazen oluyor.

Eh, içimde kalmasınlardan~

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aklından geçenleri duymak istiyorum~