Tuzlu Ekmek

Yine dershaneye gitmedim kızlarla baş başa kalmamak için. Bendeki haller de bir garip yahu. Neşeli olsam bile neşesiz zannettikleri için hiç uğraşasım gelmiyor insanlarla, zaten konuşmak istediğim zaman hiç insan olmaz etrafımda. Bir de bazen ciddi olunması gereken yerlerde hiç ciddi olmuyorlar ya da ben ruh halimde değilken bik bik bik konuşuyorlar ya, dayanamıyorum. Galiba ben asosyal olmaya doğru giden yolda emin adımlarla ilerliyorum.

(Şuanda kullanıcımız bazı şeyleri yazmamak hakkında düşünüyor, sonuçta ne demişler "her doğru her yerde söylenmez", hatta her doğruyu her yerde söylemeyince kişiliğimizi kaybetmiş de olmuyormuşuz, yalan söylemiş de olmuyormuşuz.)

(Ama spoiler vermeden geçemicem, sürekli cansız varlıklardan dayak yiyorum. Hatta bildiğiniz yumruk yedim. Öhöm, neyse bu konuyu kapatayım, belki sonra anlatırım.) (Hayır büyülü bir şeyler değil.)

Eh madem yapacak bir şey yok (!) size başımdan geçen bir olayı anlatayım da, "şimdi bu kızın işi gücü yok niye bize bir şeyler anlatıyor" deyin.

Geçen yine Aytüş'le sınıftaydık (biz hep sınıftayız), yemekhanenin yemeklerinden bahsediyoruz. Konuşmanın gidişatı şu "yiyorum yiyorun doymuyorum, Aytüş de yiyor yiyor doymuyor, hatta kız yiyor üstüne bir de ekmek tuzlayıp yiyor yine doymuyor" (yanlış anlamayın, ben dün öğle yemeğinde dolu bir tabak ve üç ekmek yedim, yine doymadım), şimdiye kadar Aytüş'ün ekmek tuzlama olayı hiç garip gelmemişti, çünkü kız tuzla beslenen uzaylılar gibi tuz tüketiyordu. Lakin olaylar şöyle gelişti

-O ekmek tuzlama olayını da (burayaeskisevgiliminadı)'in kardeşi öğretti
-Kimin?
-(burayaeskisevgiliminadı)
-Kimin?
-(burayaeskisevgiliminadı)
-Kimin dedin?
-(burayaeskisevgiliminadı)
-Haaa (burayaeskisevgiliminkardeşininadı) mi?
-Evet.
-Haa

Şimdi size gösterdiğim tepki normal gelebilir ama normal değildi, çünkü ben o üç cevabı da anlamlandıramamış hatta acaba benim dediğimi yanlış anladı da mı evet dedi diye düşündüm, üstüne bir de kıza "kimin kardeşi" diye kağıt yolladım (artık nasıl paranoyağım siz anlayın), tabii ben böyle manyak olunca arkadaşlarım ne yapsın

-(burayayineeskisevgiliminadı)'in kardeşi! Hani var ya (burada tarif ediyordu galiba tam aklımda kalmamış, bi de okulun ilköğretim tarafını işaret ediyordu)
-Ne zaman öğretti bunu?
-Beraber geziye gitmiştik.
-(benim garip garip bakışlarım)
-Bilim-Sanat'la hani
-Haa kamp gibi bir şeye gitmiştin o mu? Bildim bildim.

-Bu olaydan sonra, öğle tenefüsünde kahramanımız "ne menem bir şey bu tuzlu ekmek, herkes yiyormuş be" kafasıyla ekmeğe tuz döker, tadı kesinlikle güzel değildir, bi daha yememeyi diler.-

~Mutlu Son~

İnsanın canı sıkılınca anlatacak bir şeyler de buluyor işte. Daha banyo yapmam, kitap okumam, biyoloji çalışmam ve benzeri şeyler gerek ama bu gidişle uyurum ben.

Çav cicişlerim. (Sözümü geri alıyorum, özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim)

Bay bay size.

(Başlık da adeta bir Tuzlu Kahve oldu, klas)


Geçerken dinlenilen şarkı

2 yorum:

  1. "çünkü kız tuzla beslenen uzaylılar gibi tuz tüketiyordu." çok güldüm la buna. Bir uzaylı filminde vardı dimi insanların derilerinden tuz emen uzaylılar :D hatta türk filmiydi galiba ya :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Turist Ömer ya o, yanlış hatırlamıyorsam Kaptan Spark bile vardı o filmde :D

      Sil

Aklından geçenleri duymak istiyorum~