Bazen başlık bulamazsın, bulmak istemezsin, saatler bu zamanlar için icat edilmiş dersin 2254

Dağınık masam, ışıklar açıkken bile perdeler sürekli kapalı olduğu için sanki dışarıdan hep siyahlık gelecekmiş gibi hissettiğim odam, bir de kendimi görebildiğim küçük ayna olmasa kendimi bir filmdeymiş ya da fotoğraftaymış gibi hissedebilirdim. Güzel bir fotoğraf olurdu bu, yanımda çayım, kulağımda kulaklık ve yakınlarımda çok güzel bir şiir kitabı. Aynada gördüğümse saçımdan akan boya.

Alperen'e doğum günü hediyesi almak için ağzını yoklarken (ki eminim ki anlamadı, gerçi anlamış da olabilir, ben hiçbir şeyden emin olmamalıyım) okumak istediği kitapları yazarları söyledi. Şiir okumak istediğini ama pek şair tanımadığını da söyledi. Benim aklıma Mahrem ve Münzevi geldi o sırada, annem Nurullah Genç'i ve şiirlerini çok seviyordu ben de anneme almıştım onun tüm şiirlerinin olduğu bu kitabı. Sonra hazır şiirlerden bahsetmişken alıp okuyayım dedim. Çok beğendiğim şiirleri oldu.

Ama bazen düşünüyorum de, okuduğum şeylerin hakkını vermiyor gibi hissediyorum. Sanki yüzeysel güzellik için okuyorum gibi hissediyorum. Belki de G. her şeyin altından normalde olandan bile fazla anlam çıkarabildiği ve zihin dünyasında bin bir çeşit imge kurup bunları dış dünyaya da aktarabildiği için onu kıskanıyor ve kendimi yetersiz görüyor olabilirim. Benim imgelerim yok, lafı dolandırmayı ve mecazlı anlatmayı da sevmem. Benzetme yapmayı severim ama arkasına girmeye çalışarak değil, neyin ne olduğunu açıkça göstererek. Okuduğum şeylerde de en çok beğendiklerim anlamını kavramanın çok zor olmadığı ama açık ve yalın bir üslupla yazılmış olmasına rağmen insanın içini doyuran şeyler oluyor.

Biraz karmaşıklık girince işin içine sanki her şey karamsar bir dünyaya doğru yol alıyor. Çünkü orada ne kastedildiğini bilmediğim zaman benim için her şey karanlık oluyor. Ve ben o bilmediklerimden/anlamadıklarımdan korkuyorum. Zaten karanlıktan değil de karanlıkta ne olduğunu bilmemekten korkarız ya, aynen öyle.

Şöyle de güzel bir şey var ki, anlayabildiğim ya da anlayamasam da sevebildiğim, her halükarda yazınsal değerinin farkına rahatça bakabildiğim ve etkilendiğim yazınları okumak beni yazmaya susatıyor, sanki birden kelimeler doğuyor içime. Gülümseme isteğim geliyor. Ben kötü ve ya iyi bir şey yazabildiğim zaman ruhum rahatlıyor sanki, olması gereken buymuş gibi geliyor. Sanat endişesi duymadan yazabilmeyi seviyorum, her ne kadar çok güzel yazan insanları kıskandığımı kendime ifade etsem de. Ve hatta bazen sanki "yazmak" eylemi arada bir yaptığım rahatlatıcı bir fiil değil de yıllardır parmağına yüzük takmayı beklediğim sevgilimmiş gibi kıskanıyorum yazan insanları.

Anlatacak şeylerden yakınmadan, çok kısa anlarda bile anlatacak çok şey bulabiliyormuş insan.

Ve lütfen arkadaşıma kitabını hediye olarak alabileceğim bir şair önerir misiniz? Hatta en sevdiğiniz şiir kitabını da önerseniz tatlılığınızdan yenmezsiniz~

Bu yazının şiiri olsun.


Şarkı kendisi konuşur.

Ve 5 bonibon yersin, 4'ü kahverengi gelir. Yanındaki renk de güzeldir. Ama bazen kahverengi de çok sevilir. Sevdiğinse, sevdiğininse her şey sevilebilir, sevilir.

3 yorum:

  1. Hissettiklerini ne güzel anlatıyorsun Loretta. Tıpkı sevdiğini söylediğin yazılar gibi yalın açık ve doyurucu. Basit değil. Asla basit değil...

    Ben de senin gibi hissediyorum okuduklarım konusunda. Sanki havada kalıyor gibi... Hatta bazen boşa gidiyor gibi. Üzülüyorum sonra. Bazen arkadaşlarla bir kitap hakkında konuşuyoruz. O kitabı çok seviyorum, beni bir yerlerde etkilemiş, bende bir iz bırakmış oluyor ama bir türlü onun nasıl bir his olduğunu, nasıl etkilendiğimi anlatamıyorum...

    Sen çok yaz Loretaaaa :) Hep yaaaz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok seviyorum senin yorumlarını, içimi hep umutla dolduruyorsun :)

      Belki de sevdiğimiz ama anlatamadığımız şeyler için "Sen oku anlarsın, anlamazsan da üzülme demek ki farklıyız" diyebiliriz.

      Okuyucaaam okuyucaaam ve yazıcaam :)

      Sil
    2. Guzel bir yaklasim :) Herkesin birbseyden ayni duzeyde etkilenmesini, onu ayni sekilde anlamasini bekleyemeyiz sanirim :)

      Sil

Aklından geçenleri duymak istiyorum~