Gökyüzü bazen ciğerime doluyor

Dün geceden beri bende bir hüzün var. Bu sefer sebebini gerçekten anlayamıyorum. Hani dün gece hiçbir şey yapamayacak kadar yorgundum, gündüz öyle değildim ama yine başladı sanki. Zaten mercimekli pilav, sarımsaklı yoğurt soslu tavuklu börek (kesin özel bir adı vardır ama ben bilmiyorum), dolma/sarma ne olduğunu gerçekten anlamadığım yiyecek (ama dolma diyelim, birinin salatalık dolması olduğunu biliyorum), elmalı pasta (kurabiye gibi olan hani), profiterol yüzünden midem karman çorman. Evet önceki cümleden anlayabileceğiniz üzere "yemedim içmedim..." tabirini kullanamayacağım, annemle misafirliklere gidip bulduğumu yiyorum.

Sacide gideli yaklaşık iki hafta oldu. Gitmeden önce onu sürekli sevgimizle boğduk aslında. Ama hani eksikliğini o kadar hissediyorsun ki bazı insanların. Boşalan sıralar, her ders "sanki biri eksik" diyen hocalar, daha yoklama listesinden silinmemiş isimler, hadi biz yine iyiyizdir de Yase'yi yemeğe giderken kimse o kadar uzun beklemez ki... Ne bileyim işte bu kadar alıştığın insanlar farklı oluyor. Samimiyetin basit lafları bile güzelleştirdiği bir durum oluşuyor ya. Galiba insan böyle hüzünlü hissederken bir de içine oturan konulardan bahsetmemeli. Gözleri filan doluyor.

Annem internetten Mahrem ve Münzevi'yi almamı istemişti, ben de onu almışken birkaç kitap daha alayım dedim Nil'in Kelebekleri ve Sabah Uykum'u aldım. Galapagos ve Lolita'yı almayı unuttuğum için kendime kızıyorum. Ve hala C.S. Lewis'in Kozmik Üçleme'sini de almadım. Bu kadar okunacak kitap varken almayı niye unutuyorum ki ben? Ama Game of Thrones serisini kuzenimden alıp okuyabilirim, belki de önce diziyi izlemeliyim. (Bu arada Nil'in Kelebekleri'nin üstündeki pembe şerit yırtılmıştı, bir yere takılıp kopmuş olabileceğini düşünüyorum, üstelik bu sebepten dolayı kitabın arka kapağı da zedelenmiş. Çok üzüldüm.)

Çok çay içmek istiyorum, sonra çayımın varlığını unutup başka şeylere dalıyorum. Çayımın orada olduğunu görünce "eyvah" diyorum içimden, belki de sesli söylüyorum. O çay soğusun istemiyorum.

Bazen neden böyle olduğumu bilmek istiyorum. Sonra (şimdi) "Ne gerek var bilmeye? Otur da çayını iç. Demek ki böyle olman gerekiyor ki böylesin." diyorum.

Çay iyi ki var.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aklından geçenleri duymak istiyorum~