Kırık kırtık kağıtlardan - 4

Bir Sayfa

Kuruntulu renkler bunlar, sana yakışmayan. Hep tanıdık cümleler, bildik kelimeler. Hep aynı kelimeler söylediklerin, hep yapmak isteyip de yapamadıkların. Ah, ne kadar tatlı diyorsun, ama aslında o kadar tatlı değil. Öylesine devam ediyorsun her şeye. Devam etmemek acıtıyor canını. Çirkin olduğunu biliyorsun bazı şeylerin. Ama sen onun çirkin olduğuna inanmasan aslında çok güzel, sen inanmasan sevilesi her şey. Bir yeri düzeltmek isterken ötekini kaydırmak. Hep o hikayeler, hep aynı hikayeler, kurgusuz, sevgisiz hikayeler. Bir kurgu bulmak gerek belki de sadece, hayal gibi. Hayal kurmak yeter belki de. Hayal. Güzel kelimeler. Bu açıdan yazınca güzel görünüyor, ama biraz uzaklaştırıp alıcı gözle bakınca neden öyle olmuyor? Dünyaya bulanık bakarsak ya da daha yakından bakarsak daha mı güzel görünür. Bütün olarak ele almak gerekmese her şey böyle tatlı mı acaba. Giderek bozulmasa mı acaba kelimeler. Kelimeler. Kelimeler. Hep aynı "kelimeler".

Öteki Sayfa

Bundan sonraki derse dayanabilir miyim pek bilmiyorum. Ne kadar da zamansız zamanlar bunlar. Böyle uzun uzun yazmalar, okumalar. Okumalar? Yok okumuyorum şuan. Okumak bazen çok uzak kalıyor. Okusam unuturum ama okuyamıyorum. Okumak bambaşka bir şey. Bazen utanıyorum, ben de başkalarının sevdiklerini basitleştiriyorum.

Mübarek kalem. Bizi de okutsalar keşke. Toplasalar bir yere, birkaç hoca getirseler, "okuyun üfleyin bu kızlara, ne olacaklarsa olsunlar" diye bir şeyler desinler. Ne olacaksa olmayacak gibi hissediyorum sanki.

Bazen davranışlarımda abartıdan hiç mi hiç kaçamıyorum. Abartı benden kaçabiliyor mu acaba? Aman kaçan da zaten kovalanır. Kafasına kova mı atsam acaba abartının? Ya da bir kova suyla abartıyı yıkasak da o da kendinden mi kurtulsa acaba? Sıcak, acı, ağrı, portakal, krem, aaa, açım, yemek, su, propoganda, sovyet rusya, Azerbaycan, sepetli yumurta, yumurtalı ekmek, kafkasya. yayayayayayayaya

Bu da başka bir sayfa.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aklından geçenleri duymak istiyorum~