Yankı

"Bir gün seninle tanışabileceğime asla inanmadım, ta ki seni görene kadar. Herkese böyle mi olur yoksa sadece ben mi bu durumdayım?"

Balkonun gri demirlerine yaslanmış şehri izlerken gülümsüyor, bir yandan da konuşmaya çalışıyordu işte Yankı. Arada bir durup derin derin nefes alıyordu. Sanki yaşadığı her saniye bunları düşünmemiş gibi...

"Biliyorsun işte, filmlerdeki gibi. Sen buradasın ve... Ben hep buradaydım ama sen yoktun işte. Her kuş burada bekledim seni. Her bahar geldiğinde sensiz yedim ilk dondurmamı, hani dondurmaların yanında bir de promosyon olarak bir tane daha veriyorlar ya ne yapacağımı bilmediğim için almadım hiç onlardan. Hep seninle tanışayım da her gün o dondurmalardan alayım istedim ben. Ama inanmadım işte. Aah!"

Rezil olmuş edasıyla ellerini yüzüne kapattı. Sonra da parmaklarının arasından onu yüzünde mahcup bir gülümsemeyle izleyen Neva'ya baktı. Aslında onu hep böyle izlemek isterdi, parmaklarının arasından. Ona dokunmadan, onu korkutmadan, incitmeden. Uzaktan ama hep yanından.

Ama dayanamadı işte indirdi ellerini yüzünden ve Neva'nın elini avcunun içine aldı, ne kadar minikti ne kadar narin. Gözlerini kapattı anlığına ve yine o derin nefeslerden aldı. Bazı anların tadını sonsuza kadar çıkarmak istiyordu.

"Ne diyorum ben ya? Niye saçmalatıyorsun beni? Biliyorsun her şeyi. Bildiğini biliyorum. Hissettiğini biliyorum. Boş ver şimdi sen bunları. Dondurma yemek ister misin ya? Ama küçüğünü sen ya üşütürsün sonra. Bak valla aç gözlülüğümden demiyorum bitanem."



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aklından geçenleri duymak istiyorum~