Kısa Kısa 15

Alışverişin kötü yanı markette anneni kaybetmektir.
Kendimi fazla tüketim çılgını gibi hissediyorum son zamanlarda, sürüyle şey aldım ve o kadar çok şey almama rağmen ne aldığımı bilmiyorum. Uzaktan bakınca pek çok bir şey yokmuş gibi geliyor, artık gelecek aya anlarız. Ama elimde okunası o kadar çok kitap var ki, tabii Lolita'yı annem istemediği için okumaktan vazgeçtim, zaten psikolojim bozulurdu kesin, psikolojim bozulduğu için yarım bıraktığım çok kitap var. Ama hem dersleri yetiştirip hem ygs çalışıp hem de onca kitabı nasıl okuyacağım hakkında fikrim yok. Büyük ihtimalle şu İstanbul gezisinden sonra pek harcama yapmam derdim ama nisanda da yeni telefon aldırmayı düşünüyorum. Ben en iyisi yazın yeni bir şeyler almayayım da ellerimdekileri bitireyim. Galiba Benim Adım Kırmızı'yı bitirip Galapagos'a başlarım, sonra Emrah Serbes'in kitaplarını okurum, aldığım şiir kitaplarını da çerez gibi ara ara okurum, ama en çok da Mavi Saçlı Kız'ı okumak için sabırsızlanıyorum.

Saçımın mavisi aktıkça kendimi dip boyası gelmiş insanlar gibi hissediyorum, tabii saçımın yarısı zaten kendi renginde olduğu için bunu söylemem saçma. yeşile dönmüş mavinin üstü hangi renge boyanır ki? Bazen saçımı sıfıra vurdurasım geliyor sonra ona bile üşeniyorum.

Ojeler böyle işveli cilveli bakarsa nasıl karşı koyabilirim?
Hazır kendimden bahsetmişken, biri bana makyaj yapmayı ve oje almayı yasaklamalı! Aslında ben kendime oje almayı yasaklamıştım ama benim o kadar hayran hayran renklere baktığımı görünce annem al dedi. Aslında hep öyle oluyor ben alsam kullanmayacağımı biliyorum ama annem de bana kıyamayıp al diyor. Makyaj konusu daha beter, evde boş boş otururken sıkılıp ruj-göz kalemi-far gibi şeyler sürüyorum, sonra "ya bunlar yakışmadı palyaço gibi oldum, ben normalde güzel kızım ne gerek var" diyerekten hepsini silmek için uğraşıyorum. Şimdi söyleyin yazık değil mi bana?

Aslında olaysız zamanlar olunca basit şeylerden yakınıyorum, mesela "ay ben stres yapmam" havalarında dolaştığım halde yüzümde bir sürü sivilce çıkması içten içe nasıl stres yaptığımı gösteriyor. Birkaç hafta önce üç-dört tane çıkmıştı ama geçmişti, ama yine çıktı ve stres sivilce yapmıyor bende; sivilce stres yapıyor!

Bir de şunun şurasında doğum günüme 1 ay kaldı hevesindeyim yine, ama artık çocukluğumdaki gibi bir heveslenme olmuyor, ne bana özel yapılan bebekli-resimli pastalar var ne şaşalı doğum günü partilerim. Zaten internette paylaştığım hediyelere kimsecikler bakmıyor ki alsınlar. Ama mesela birileri bana Batman Çizgiromanı alsa hayran olurum. Flash da isterdim ama onu internetten buldum ben. Ama Batman bulamadım işte. Batman demişken de Lego'ya gidemeden kalktı ona da üzüldüm. Of be of, amma da dertliymişiz kardeş.

Bu arada söylemedi demeyin, gözümde de mikrop varmış ama ona şaşırmadım, bir sürü göz damlası verdi doktor ama ben sırasını unutmaktan korkuyorum, bir kere kim 12 gün sayacak ya?

Matematik ödevi de yatar~

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aklından geçenleri duymak istiyorum~