Mim - 6

ÇALIKUŞU MİMİ

"Dördüncü sınıftaydım.Yaşım on iki kadar olmalı. Fransızca muallimimiz Sör Aleksi, bir gün bize yazı vazifesi vermişti. "Hayattaki ilk hatıralarınızı yazmaya çalışın. Bakalım neler bulacaksınız? Sizin için güzel bir hayat temini olur." demişti."

Çalıkuşu'nun ilk sayfasında bunlar yazıyormuş. Deep'in mimi de böyle başlıyor işte.

İlk anılarımız nelerdir? Hangi yaşa kadar inebiliyoruz? sorusunu cevaplamaya çalışıyoruz.

Çocukluk anılarımın çoğunu hep hayalgücümle süsleyip zihnimde bambaşka hallere soktuğum için belki de dürüst bile olmayabilirim. Eğer insanlar bana onların gerçek olmadığını söylemese size burada beni "yemeğimi yemezsem camdan atarım" diye korkuttuklarını ve attıklarını ama Damkazan adındaki canavarımın (aslında düşmandı ve ben ondan da çok korkuyordum) beni pencerenin önünde tutup düşmemi engellediğini ya da bakıcımızla gizli gizli izlediğimiz çitlerin arkasında yaşayan deli profesörü anlatabilirdim. (Annem ve abim bunun Eddie Murphy'nin Çatlak Profesör filminin etkileri olduğu görüşünde ama ben gördüğüm adamın bu olmadığına emindim, üstelik mutant köpekleri de vardı!)

Kimse tarafından yalanlanmaya anılarıma gelince, anılarım hiç konuşma içermiyor, hatta olayla kare kare, videoya alınmak yerine fotoğraf çekimi tercih edilmiş gibi.

Kendimi en küçük olarak İslahiye'deki evimizde hatırlıyorum, 2-3 yaşlarındayım galiba, üstümde turuncu elbisem var ve abimle beraber kaldığım odamdan çıkıp salona geliyorum.

Annemle beraber eve yürüdüğümüzü hatırlıyorum, galiba misafirliğe gitmişiz.

Evimizin karşısında/ilk gittiğim okulun yanında yer alan küçük marketi hatırlıyorum, içinde satılan biberon şeklinde bir şeker vardı galiba, biberonun içindeki şey yemek için miydi birbirimize sıkmak için mi hatırlamıyorum.

Okulumun bahçesindeki eğik ağacı ve onun etrafında "powerpuff girls"cülük oynadığımızı hatırlıyorum. Arkadaşım Ahsen o yıllarda aklımda yer edinen tek insan, ona doğum gününde aldıkları oyunca ütü ve ütü masasını hatırlıyorum. Bir de anasınıfının içindeki kocaman topuklu ayakkabıları, oynamamız içi miydi değil miydi bilmiyorum ama biz onları hep giyerdik.

Annemin öğretmeninin (anane derdim ona) Osmaniye'deki yazlığını, yazlığın yakınlarındaki upuzun merdiveni, bahçeye salıncak kurup sallandığımızı... Uzun zamandır oraya gidemiyoruz.

Evimizin terasındaki kocaman salıncağı ve kuzenimle beraber ona oturabildiğimizi.

Evimizde birden fazla telefon olduğunu hatırlıyorum. Hatta babam bir telefondan ötekini arıyordu ve onunla aynı evin içinde konuşuyorduk, hatta bazen kendimle konuşuyordum ve bu çok zevkli geliyordu.

Yazın annemin memleketine geldiğimizde o zamanın ünlü "afra"sına gitmek için sürekli başlarının etini yediğimi de hatırlıyorum. Böyle iyi anlattığıma bakmayın, bir keresinde beni oranın bahçesinde unutup gitmişlerdi, sonra fark edip geri dönmüşler :)

Annem kuzenime garson barbie aldığında çok kıskandığımı da unutamıyorum. Çocukça kıskançlıklar.

Son olarak da dayımların evinin balkonunda kuzenimin legolarıyla oynadığımızı, legolarla dinazora ev yaptığımızı hatırlıyorum ve öteki kuzenimin sahip olduğu çok güzel barbie bebek elbiserini de.

İşte benim 5 yaş öncesi anılarım bunlar, sonrasında taşındığımız ve hayatıma başka bir ilçede devam ettiğim ilk anılarım olarak bunları alayım dedim. En ilk anım pek olaysız olduğu için an an vermek daha iyi oldu. Aslında daha yazacak şeyler var ama çok uzatmaya gerek yok, en çok yer edenler bunlar olmuş.

Bu yazının bonusu:
Hayatımda ilk defa kardan adam yaptığım gün!

Bu yazı için Mia ve Cessie'yi mimliyorum. (Ama herkes gibi benim de kapım yapmak isteyen herkese açık.)

10 yorum:

  1. Benim de Pandufla isminde hayali bir ejderham vardı. Pandufla'nın sırtına binip göklerde süzülürdük ve bu an o kadar gerçekçi ki. Aramızda kalsın kimseye anlatmıyorum ejderha olayını. Sonra deli diyorlar bana. :)

    Bütün anılar çok tatlı ama ailenin seni unutup gitmeleri ayrı güzel olmuş. :)

    Merhaba beş yaşında ilk defa kardanadam yapan Loretta. :)
    Çok tatlısın. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sırrın benimle güvende :) Bence insanların çocukken sihirli yaratıkları çağırma yetenekleri var, büyüyünce kaybolup unutuluyor.

      Merhaba ve kocaman teşekkürler :)

      Sil
  2. gelcem yine. tatlı yzamışsın. 2. mimi seçmişsin.

    YanıtlaSil
  3. çok güzel yazmışsın ya. ne çok şey hatırlıyorsun. damkazık, powerpuff, lego. ama çok tatlı bu anılar. çok çok sevdiim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatımda en sevdiğim zaman dilimi her şeyi yeni yeni öğrendiğim bebeklik-çocukluk kısmı. Dünyaya bakış açısı farklı oluyor insanın, yeni yeni bakmayı öğrendiğim için belki de gördüklerime değer veriyordum :)

      Sil
  4. çocukluğunu bebekliğini yine yazsan yaaa o zamaan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olaylar hep kesik kesik olduğu için yazarken cümleleri toparlayamamaktan korkuyorum biraz :)

      Sil
  5. Merhabaa :) Yeni bir mim vaar :)
    http://mutlulugundibi.blogspot.com.tr/2014/03/mim-mimi-mimi.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müsait olur olmaz yapmayı planlıyorum, çok teşekkürler ^.^

      Sil
  6. ayy ne tatlı mimmiş bu lorettam! ama yoktum buralarda malesef :(

    YanıtlaSil

Aklından geçenleri duymak istiyorum~