Kırık kırtık kağıtlardan - 5

Bazı şeyleri anlamak çok basit bazı şeyleri anlamaksa oldukça zor. Aslında zorluğundan değil de o şeyleri kabullenemediğimiz için bize zor geliyor. İstisnaları anlamakta zorluk çekiyoruz. Hiç kimsenin içine bakmıyoruz ve onun da dışarıdan göründüğü gibi olduğuna inanıyoruz. Böyle olması daha kolay geliyor. Bu sayede daha az korkuyoruz. Ama korkunun derecesi sonucun korkunçluğunu herhangi bir şekilde örtemez.

Farklı insanların var oluşunu kabul etmek benzer insanların varoluşunu bilmekten daha az acıtıyor. İnsanların varoluşu zaten bilinçaltımıza yerleştirilmiş. Ama kendimizin bu kadar eşsiz olduğunu, kimsenin bizim gibi olmadığını düşünürken bize benzeyen birkaç kişinin varlığını kabullenmek oldukça zor bir olay.

Bir insanın bana benzemesini anlayamam çünkü ben kendime çok farklı gelirim. Ben unutamam, kelimeler kafamın içinde dolanır, görüntüler o panoda asılı kalır, bazı sesler bozuk bir gramofondan gelir gibi en anlamsız zamanlarda kulaklarımda yankılanır. İnsanlarla böyle samimi olursam beni yılışık zannedeceklerinden korkarım, yalnız olmasam da yalnız hissederim, her mutluluğumdan bir mutsuzluk çıkarabilirim kolayca. Kabullensem de tüm bu özelliklerim saçma gelir bana. Kimsenin böyle saçma olabileceğini sanmam. O yüzden eşsiz sanardım kendimi.

Gerçekleri görmek garip işte. Bazı insanların da saçma yönleri var. Farklı olan yönler olduğu gibi aynı olanlar da var. Kimisi daha ağır, kimisiyse çok basit. Ama saçma. Ortak noktaları da bu saçmalıkları ya zaten.

Bir şeyleri unutmamak ya da hazmedememek beni farklı yapmaz. Bu saçmalıklar başka kişilerde de var. Beni ben yapan benim saçmalıklarımın tamamının bende toplanması. Ben, ben olduğum için benim.

Yıllar sonra bu yazıyı okuyunca ben: "Ne diyorum ya ben?"
Eski bir yazı yani.

2 yorum:

Aklından geçenleri duymak istiyorum~