Uğurlu

Bir uğur böceği tanıdım bugün. Yemekhaneden sınıfa giderken, kantinin yanındaki kaldırımın üstünde birden bire karşımıza çıktı. Eliş'le elimize aldık sınıfa götürdük. Sıralardan birinin üstüne koyduk izledik izledik. Adı Uğurlu oldu. Belki uğurlu gelirdi bu tatlı böcekcik bize. Sonra birden bire uçuverip üstüme konmaya çalışmasın mı! Evet dört kat boyunca elimde çıkardım ama uçması ayrı bir olaydı, uçan şeylerden korkardım. Çığlığımı da attım. Çıktık sınıftan, geri geldiğimizde Uğurlu'yu bulamadık. Ne koyduğumuz sıranın üstünde vardı ne yerde duruyordu. Baya bir aradık bulamadık. Sonra "bari kantine gidelim" dedik. Sonra tam parayı aldım, vazgeçtim vişne suyumu aldım. Aşağı inmeden koridorda Ata'yı gördük "Sınıfta uğur böceği kaybettik" dedik.

Aşağısı daha ilginçti. Arka kapının ordaki çalılıkların üstü tamamen uğur böceği doluydu. Az buz değil, nereye baksak uğur böceği. Bari onlardan birini alalım, yeni Uğurlu'muz o olsun diye düşünürken her böcek uçuşunda çığlık atıp korktuğumuz için bunun da kolay olmadığını anladık. Elimdeki bitmiş vişne suyu kutusunun üstünü koparım içine koyalım öyle götürürüz dedik, bi tanesini içine koyduk koymasına ama öldü sandım diye yere fırlattım. Neyse ki ölmemiş, vişne suyu kutusunu çöpe attık böceği de habitatına bırakıp umutsuzca biraz dolaştıktan sonra sınıfa geri döndük.

Biz sınıfa dönerken korkuyoruz tabii. Ya bu hayvan bir yere saklanmışsa da derste uçup üstümüze konarsa diye üç buçuk atıyoruz. Sınıfa bir girdik ne görelim! (Gerilim yaratmayı sevmiyorum.) Ata almış eline Uğurlu'yla oynuyordu. Burada şaşırmamız gereken böcekle oynaması mı yoksa kocaman sınıfta böceği bulması mı henüz karar verebilmiş değilim. Sözlüğün üstündeymiş ama oralara baya baktım, demek ki sonradan gelmiş. (Bizim sıraların altındaki plastikler olmadığı için bazıları sallanıyor, biz de Almanca sözlük sıkıştırıyoruz. Burada söz konusu olan sözlük en arka sırada, kitaplığa yakın olanı.)

Pek tatlı değil mi ama?
Böcek baya ilgi gördü ama galiba Ata'nın eline işedi. O da böceği en az üç kere benim üstüme atmaya çalıştı, galiba becerdi de. Bi ara bilinçli olarak elime aldım sonra bir kıpraştı filan yine korktum yere attım. Ama böyle dediğime bakmayın ev bile yaptım ona kağıttan. Bi de bizim sınıfta herkesin nefret ettiği gerizekalı bir çocuk var Elif'le ben böcekten korkuyoruz diye dalga geçti. (Amk onun.) Bi kere o çocuğun sırası bile ora değil, ... gitsin arkadaşım ne arıyor bizim bölgemizde. Biz buralarda yabancıları sevmeyiz. Onu geçtim, herkes bu sefer Uğurlu'yu Ata'nın elinden alma isteğiyle dolup taştı. Uçamayan balonumuz Bahar'a da öyle olmuştu. Balon Ata'nındı ama Eliş'le onu alıp yüz çizip isim vermiştik. Sonra Ata balonu tekrar alıp tipini biraz değiştirip adını F. Bahar yapmıştı. Tabii o onun öz balonuydu, biz evlatlık almıştık. Ama bunda Uğurlu'nun gerçek ebeveynleri bizken onu kötü emellerine alet edemezdi. Neyse ki kimse alamadı güzel böceğimizi. Ama evinin içine çitledikleri çekirdeklerin kabuklarını attılar. En son da Ata gidip Uğurlu'yu pencereden aşağı attı. Büyük ihtimalle uçup tüm o uğur böceklerinin olduğu alana gitmiştir.

Uğurlu dışında günün en güzel yanı kitap fuarıydı. Telefonum hala kırık. İnsanlar bugün mesaj atmıyor. (Ki atacaklarını söyleyip atmamaları da kabalık.)

Galiba bugün geç uyumamam gerek.


Cem Özkan - Ağlamak
Bugün dinlediği
m en ama en güzel şarkı.

2 yorum:

  1. hhahaha Ata'nın eline mi işedii :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uğur böcekleri hiç uslu evcil hayvanlar değil :P

      Sil

Aklından geçenleri duymak istiyorum~