Kafam karışık


Bugün başka bir Lori tanıyacaksınız. Ya da hayır, hepsi benim, ama neden ki, bilmem. Tanıştığıma memnun oldum.

Kimin blogumu ne kadar okuduğunu bilmiyorum ama blogu okuyarak beni tamı tamına tanımak mümkün galiba. Her dediğimin bir öncekinden farklı olması mesela. Ne kadar ayran gönüllü (bu tamlamayı çok seviyorum) olduğum hepsinden belli olmalı aslında. Bir sevip bi sevmemelerim, isteklerim, vazgeçişlerim, karar değiştirişlerim.

Şimdi kendime bile itraf etmekte zorlandığım şeyleri itiraf etme zamanı. (Fazla mı vurgulu? Aslında çok düz tüm sözlerim. Niye deme, ağlamaktan şişti gözlerim. Her şeye ağlamaktan. Ve ben hep ağlarım.) (Yalan, iki aydır ağlamıyordum.)

Galiba ben eski sevgilimi terk etmek için kapanmıştım.

Biraz garip geliyor tabii. Bunu kendime niye yaptığımı da bilmiyorum. Hayır işte öyle değil. Dinimi seviyorum, ve onu bir şekilde yaşamak istiyorum. İnsanların türbanlı-açık gibi sınıflandırılmasından nefret ediyorum, o ayrı meseledir belki.
Onu terk etmeye çalıştığımda bana açık olduğum için laf atmıştı bir keresinde.
Nasıl, nereden, ne saçma bir şekilde yerleşti bilinç altıma bilmiyorum. Haklı olduğunu biliyordum çünkü dinim daha çok kimlikte kalıyor gibi bir şeydi. Ben de kendi kendime eğer kapanırsam onu terk edebileceğimi aynı zamanda da hayırlı bir iş de yapmış olabileceğimi düşünmüş olabilirim. Bir taşla iki kuş, ne zekice. (!)
(Tabii sonuçta onu terk etmeyi yine beceremedim ama o beni çok güzel bir şekilde terk etti.)

Bir buçuk yıl oldu kapanalı. Çekmecemde bir sürü şal, askıda bir sürü eşarp var. İki tanesi dışında tişörtlerimi giyemiyorum, tuniklerin yarısı yine kısa. Dolapta çürümeye yüz tutacak elbiselerim, peruğum...


Kendimi o kadar bencil hissediyorum ki aylardır bunları düşündüğüm için. Kimseyi suçlamaya hakkım yok. Kendimi de suçlayamam ama. Açılmayı düşünüyorum bazen, benim için ne kadar sorun olabilir ki yıllarca "acaba kapalı olmasam ne kadar kendim olabilirim" sorusunu kendime sormaktansa. Hayır işte sorun şurada, bundan otuz yıl sonra ben kendimi yine türbanlı görmekten memnun olurum ama şimdi bunca şeyin ortasında her şey o kadar zor geliyor ki anlatamıyorum. Neredeyse üç haftadır sürekli olarak bunu düşünüyorum. Kendime nasıl kızıyorum kendimi nasıl kınıyorum anlatamam. Aslında sürekli olarak "elalem ne der" diye düşünüyorum. Çünkü (daha önce başka bir yazımda bahsetmiştim) yakın arkadaşımın annesi bile zamanında sırf ben kısa kollu giyiyorum diye bana "dingil"imsi kelimelerle yakıştırmalarda bulunmuş. (Bu bahsettiğim teyze de kapalı filan değil, asıl garip olan kısmı o bence.) Mesela ben bir buçuk yıl kapalı kaldıktan sonra açılsam bana eskisi gibi davranacak olan çekirdek ailem ve çekirdek dostlarım dışınca birileri olur mu? Sanki insanlara bunu düşündüğümden bahsetsem bile bana çirkin yakıştırmalarda bulunacaklarmış gibi geliyor. Her gün bu yüzden nasıl deliriyorum nasıl üzülüyorum anlatamam. Ve böyle basit (daha doğrusu basit olması gereken) bir şey beni rahatlamaktan alıkoyuyor.


Ve ya açılırsam ve tekrar kapanmak istersem diye düşünüyorum, çünkü en fazla 15 yıla tekrar isteyeceğim. Ve kendimi aç kapa aç kapa vana gibi hissetmek istemiyorum.

Büyük ihtimalle geçmişte kapanıp açılan birilerine laf ettiğim için geliyor bunlar başıma.
Ama bazen gerçekten dayanamaz oluyorum.

"Herkim kardeşini (işlediği) günahtan dolayı ayıplarsa, kendisi o günahı yapmadan ölmez!"

6 yorum:

  1. daha çok gençsin böyle kafa karışıklığının olması çok normal, kendine yüklenme
    sadece karar vermeden önce iyice düşün ve emin ol, çünkü aldığın karardan memnun kalmayıp aynı sıkıntıları yaşayabilirsin. hakkında hayırlısı olsun kedicik (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkür ederim :)

      Haklısın, bana uzun ve zor gelse de gelip geçici kararlar olabiliyor bazı şeyler. O yüzden her şeyden emin olup neyi neden yaptığımı kendime hatırlatmalıyım.

      Sil
  2. Loretta hayat senin hayatın. Tamamen mümkün olmasa da dilediğin gibi yaşamaya çalış. Ailen ve en sevdiğin insanlar sana aynı davrandıktan sonra, sana destek olduktan sonra kime ne ki? Kendini nasıl daha huzurlu hissedeceğini düşün ve karar ver. El alem ne der diye değil ben nasıl daha mutlu olacağım diye düşün. Açılmak istiyorsan açıl. 15 sene sonra kapanmak istersen yine kapanırsın ne var ki bunda. Bu yüzden kendini aç kapa vanaya benzetmene gerek yok bence.
    Hepimizin fikirleri değişebilir zamanla. Sonuçta her geçen gün farklı şeyler yaşayıp olgunlaşıyoruz. Fikirlerimiz sabit kalamaz her konuda.
    Üzme kendini ve unutma hayat senin hayatın. Sadece kendini mutlu hissedeceğin şeyi yap.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elalem ne der diye takılmam yenmem gereken özelliklerimden.
      Daha gencim, yapabileceğim çok şey var. Sadece bazen fevri kararlar veriyorum. Eminim ki tüm kararlarımı iyice düşünüp alırsam pişman olmam.

      Teşekkür ederim yanımda olduğun için :)

      Sil
  3. erkek arkadaşından dolayı bir kapanma olduğu için çelişki yaşıyorsun, daha sonra gerçek manada kapanman gerektiğine karar verdiğinde daha emin olacaksındır.

    YanıtlaSil

Aklından geçenleri duymak istiyorum~