Konya'ya gittim geldim

Dinlenmek için mi verilir tatiller? Yoksa kutlama yapmak için mi? Bilmem, bu giriş tarzı bana göre mi? (Değil aslında bence.) Ben bu tatilde tatil yaptım mı yapmadım mı anlayamadım pek.

Aslında her şey şöyle başladı. Ben okulda normal normal takılıyordum ki müdür yardımcısı çağırdı, her zamanki gibi babam aramış, açtım konuştum, "Annenle Konya'ya gidecek misin?" dedi. Annemin arkadaşlarıyla buluşma planı bir aydır gündemdeydi ama son güne kadar bilet almadığı için herhalde gitmez diye düşünüyordum. Baktım gidiyor, ben de tabii ki peşine takıldım. Yolculuk klima nedeniyle soğuktu. Hurmalı-güllü dondurma bana göre çok ilgi çekici bir lezzete sahip değildi. Mevlana'yı gezerken oradaki havuza para atılmış olması insanları kendimce sorgulamama sebep oldu.

İlk geldiğimiz gün bizi annemin eski bir iş arkadaşı gezdirdi ve gayet eğlendik. İkinci gün ise annemin üniversite arkadaşlarıyla tura katıldık ve gezmeye önceki gün gezdiğimiz yerlerden başladık. Annemin üniversite arkadaşlarını görmek bir açıdan garip sayılabilir. Bir de çoğu tavrımı anneme benzetmeleri de beni gururlandırmadı değil. Ama pek atılgan olamadığım için yeni arkadaşlar edinmektense daha önce tanıdığım teyzelerimle samimiyetimi ilerlettim. Bir de Fatma teyzenin kızı beni çözememiş, bir öyleymişim bir böyleymişim. Garibim garip.

Bu arada söylemeden geçemem, sık sık kullandıkları turkuaz-siyah-beyaz renk uyumuna hayran kaldım.

Benden gezi yazısı yazarı olmayacağı için resim koysam daha iyi.

Burası otobüsten indiğimiz caminin önü.

Harika çiniler vardı girdiğimiz bir yerde.
Aynı zamanda Türkiye'deki tek rebab ustasının atölyesi de oradaymış.

Şehitlikte harika minyatürler vardı. Hayran kaldım.

Etli ekmek yemeden dönmek olmazdı tabii.
Ama ne yalan söyleyeyim, lahmacunu daha çok seviyorum.
 
Nedense biz gittiğimizde sadece bu kadarcık çiçek vardı.

Sırf tavşanlar için çekilen fotoğraf.
"Bak tavşan" demek kadar eğlencelisi yok.

Gördüğüm sıradışı şeyleri çekmeyi sevdiğimi söylemiş miydim?
 
Bu da gece otelde büyükler muhabbet ederken benim sıkıldığımın kanıtı.
3 fincan çay içtim ve şeker poşetleriyle kendime ve anneme yüzük yaptım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aklından geçenleri duymak istiyorum~