Mim 14 / Saklanmış Şeyler

Dün Gizli'nin blogunda gizlenmiş bir mim gördüm ve tadaaam, mimleri çok seven bir ben olarak buraya geldim ve yapmaya karar verdim. Aslında odamda saçma saçma saklanmış (veya saklanmayıp da ortada kalmış, ne bileyim işte korunmuş bugünlere kadar gelmiş) o kadar çok şey var ki belki bir kaçını kaçırırım da sonrada görünce üzülürüm diye düşünmeden edemiyorum ama olsun, mim güzel ben sevdim. Odamı toplamadan yapabileceğim kadarını yapayım.

Bu mimde odamızda/evimizde neler sakladığımızı yazıyoruz~

İlk olarak yatağımın altındaki Bilim Çocuk dergileri ve mavi beslenme çantası içinde saklı Bilim Çocuk dergisinden çıkan kartlar var. Kim aşık olmadı ki zamanında o kartlara? (Ya da sadece biz fen liseli inekler, bilemedim şimdi ya.)

Yine yatağımın altında saklı olan en sevdiğim Barbie bebeğim ve barbieler için yatak odası takımı var. O Barbie bebeğim ötekilerden farklıydı, öncelikle garip bir şekilde yamuk duran ayakları yoktu, bildiğiniz düz taban ayakları ve ayaklarında mavi ojeleri vardı. Ayrıca bronzlaşmış teni ve güzel bir kokusu da vardı. Onun hala evde olması beni bir şekilde mutlu ediyor galiba.

Şimdi onları bırakıp şifonyerimin üst çekmecesini açıyorum ve bir şeyler bulmaya başlıyorum.

Tahta bir kutunun içinde 4. sınıftaki dershane arkadaşlarımın telefon numaraları, abimin ve benim çocukken çektirdiğimiz birkaç vesikalık fotoğraf, bir arkadaşımın 7 yıl önceki doğum günümde aldığı kolyenin ucu, 5. sınıfta çektiğim gerçekten anlamsız resimlerin (ve baya resim var) negatifleri, Nana yüzüğü (hani şu ortasında kocaman inci gibi bir şey vardı ve Nana ona üfleyip sihir yapıyordu ya, yok valla ben almamıştım, annem almıştı bana), minişlerimden birinin minnacıcık tarağı.

Ah, çekmecenin içinde odamda olabilecek en iyi şey var, bebekliğimden kalma bir elbise. Küçükken o elbiseyi Yumoş'uma giydirirdim ama artık ona kız muamelesi yapmaktan vazgeçtiğim için sadece öyle duruyor. Bebekliğimden kalma şeylere bayılıyorum.

Sürüsüne bereket kırık kırtık kağıt, Mevlana Müzesine giriş bileti, birkaç tane dolmuş bitmiş defter, iki tane kağıt uçak...

Ve yine odamdaki en sevdiğim şeylerden birine denk geldik, kinetix kutum! Kinetix kutum 9. sınıftan beri bana alınan hediyelerin bir kısmına ev sahipliği yapıyor. Hem kaybetmemek için ideal hem de açıp açıp sevildiğimi görmek için. En üstte Alpi'nin bana doğum günümde aldığı gül var, Candan'ın bana doğum günümde aldığı kurabiyenin kartonu, Candan'dan gelen 3 Merve'den gelen 1 mektup, Alpi'nin doğum günü notu (şiiri), Merve'nin benim için yaptığı Gokudera maketleri (ki aşığım ona), Bursa'da otobüse binmek için kullandığımız biletlerden biri, Sena'nın bana doğum günümde aldığı oyuncak bebek (hala çok güzel kokuyor), Alpi'nin İstanbul'dan aldığı Joker'li şey (Joker nargile içiyor filan, orjinal çalışma), Ata'nın yaptığı origami kedi ve şeker paketlerinden yapılma bileklik, 2 tane hediye paketi. Vee kutu yerine dönüyor, ama gerçekten odamda en çok şey alan şey o kutu galiba.

Kitaplığımdaki teneke çekmecelerin üstündeki boşlukların birinde bir sürü minişim var. Yanındaki boşlukta ise kuzenimin baya bir önce verdiği gelin ve damatlı kutu (eskiden içinde bir sürü nazar boncuğu vardı, şimdiyse küpe koyuyorum galiba), Alpi'nin bu doğum günümde aldığı dönünce müzik çalan şey. En tepede G.'nin aldığı takı asmalık güzel kadın ve üstünde asılı olan bilumum kolye çeşitleri.

Çalışma masamdaki teneke çekmeceleri üstündeki boşluklardan birinde Ayşenur'un aldığı kutu ve içinde yüzlerce sakız falı. (Bayılıyorum sakız falı biriktirmeye.)

Şimdi odamdaki en değerli parçaya geldik. Normalde dolabımın kulpları dilek ağacı gibidir, her türlü çaput bağlıdır, son zamanlarda insanlar odamı toplarken baya bir azalttılar oradaki eşya sayısını ama hala birkaç şey var işte. Onlardan en en önemlisi babannemden kalan yeşil kalpli kolye. Öyle şaşalı bir şey değil, plastik, ama ben çok seviyorum. Yine babannemin bana aldığı minnacık terliklerimi (ayağımın zamanında parmak kadar olması çok ilginç değil, e hala çok büyük değilim malum) de sayıp mimi burada bitiriyorum.

__

Gizli'ye bu mim için çok teşekkür ederim. İyi ki o yazısını okuyup böyle bir mimle karşılaştım. Gizli bana en tatlı davranan bloggerlardan biri, ee bu da onun ortaya attığı mim, o zaman ne duruyorum ben de birilerini mimleyeyim.

Deeptone, Dördüncü Tekil Şahıs, Sonsuz, Uska, Naslo & Zompirya, Keyaki mimlendi! Görürlerse güzel olur ehe ^^''
Onlar dışında tabii ki de isteyen herkes mimlendi.

8 yorum:

  1. Sanırım o Barbie'den bende de var. Hindistan cevizi mi vanilya mı çözemediğim bir kokusu vardı. Sanırım hala duruyor.

    Anadolu lisesi mezunu bir eşit ağırlıkçı olarak Bilim Çocuk ve National Geographic Kids okurdum deli gibi. Şimdi ilgim çok azaldı ama eskiden çok severdim. Annem dergileri atınca evde ufak çaplı bir iç savaş çıkmıştı. :D

    Ay ne güzel sakladığın bir sürü şey varmış. Şuan bütün anılarımı çöpe yolladığımı fark ettim. :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah işte o tarif edemediğim kokusuna bayılıyorum :D

      NatGeoKids aboneliği vardı abimin, baya bir seviyorduk, üyelik kartı filan da vermişlerdi (hiç işimize yaramadı ama olsun). Hiç sevmiyorum dergilerin atılmasına ama onlar atıldı :/

      Sakladığımın iki katı atılan şey vardır, zaten sürekli taşınınca bir şeyler mecbur atılıyor. Ama yanımızda olmasa da anılarla hatırlamak da güzel bazı şeyleri :)

      Sil
  2. Yihuuu yeni bir miiim :)
    Odanda ne çok hatıra saklıymıış, ne güzel :)
    Benim annem çaktırmadan yok ediyor birer birer :)
    En kısa zamanda yapacağım :) :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Annemin babamın yıllarından kalma defterler kitaplar duruyor, benim sakladıklarımı atsalar kıyameti koparırım herhalde :)

      Senin sakladıklarını merak ediyorum :D

      Sil
  3. Ben de koskocaman kutuya koydum senin gibi eski şeylerimi :D
    İyi ki de koymuşuz ya sonradan bakınca çok mutlu oluyor insan :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de hemen gidip senin yazını okuyayım bari :D Benimkinden daha ilginç duruyor.

      Sil
  4. Barbie bebekler olmazsa olmaz galiba :D
    Sakız fallarını biriktirmek de iyimiş, orta okulda bir arkadaşım sakız fallarından harf bulur sonra o harften etrafımdaki kızlardan isim bulurdu :(
    Asıl ben teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Küçükken feci Barbie bebek hastasıydım, yapmadığım şeyler kalmıyordu ya onlarla :D Ama nedense Barbie olmak istemekten ziyade Barbie'leri yönetmeyi seven biriyim :)

      Aynı faldan 2-3 tane çıktığı da oluyor. O harf bulma şeyini de lisede öğrendim ama çok hoşuma gitmiyor, falların çıkacağı yok onlar mı çıkacak, ama eğlence işte :D

      Sil

Aklından geçenleri duymak istiyorum~