Gece saat bir olmuş, yaz bile soğumuş

Ben bugün bir hikaye yazacaktım.

Başrolde tanıdığım biri.

"Kızın adı İlayda" diyecektim. "Ama tanıdığımız İlayda'lardan değil, yani benim tanıdıklarımdan. Sen beni tanımıyorsun, yani baya tanınmadık bir şeyler."

Saçmalamayı böyle severim ben.

Hikayeyi yazamadım işte. Ne yapacaksam İlayda'yla. Sonra hikayeyi yazacağım bir hikaye de yazamadım. Yazmayı geç hiçbir hikayeyi yaşayamadım. Ice tea bitmedi. Tuzlu bir şeyler yok yemelik. Dün evde mantı vardı, dolapta aradım onu bile bulamadım, acı çekmedim ama özledim. Yani mantıyı özledim.

Ben en iyisi şu ice teayi bitirip bir de kulaklıklarımı takayım. Bilgisayar kapansın, sonra aklıma hikayeler doluşsun. Ben Galip'i düşüneyim, sonra düşünmeye devam edeyim. Diyeyim ki neden başkalarına aşık insanlar başkalarıyla evlenir. Diyeyim ki onca hikayeye rağmen neden sonuncu kalıyor benim aklımda.

Sonra erken saatlere gitsin kafam. Pencereden bakıp da çok ev gördüğüm için korkayım. Evlerdeki insanlardan. İnsanların düşüncelerinden, düşüncelerinden de çok duygularından.

İnsanlar diyeyim, ne garip yaratıklar. Birbirlerine hiç benzemiyorlar. O kadar güzeller ki, ama başka bir gözle baksan sonsuz çirkin.

İnsanlar diyeyim, gecenin bir yarısı gelip de buraya (sanki iki saat önce de onun için şimdi gibi hissettirmiyormuş gibi) böyle şeyler yazıyorlar.

Saate bakayım sonra, uzaklardan bir çocuk "siktiğimin saati umrumda değil be güzelim" desin, üzüleyim. Bir daha saate bakmadım demek isteyeyim, ama saate bakayım, saate susayım.

Konu neydi?

Ice tea bir türlü bitmedi. Bilgisayarı kapatayım. O bitsin. Uykum gelsin.

4 yorum:

  1. Loretta çok farklı ve güzel olmuş bu ♥ :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Galiba okuyunca yazış tarzım da değişiyor :)

      Sil
  2. kendi içine düşünmek çok ince iş ve bunu yazabilmek çok iyi :)

    YanıtlaSil

Aklından geçenleri duymak istiyorum~