Minibüs, Pasta ve Benim Saçmalıklarım

Dört saatlik uykumla sanki sözleşmiş gibi hepsi ağustos ayında doğan arkadaşlarıma internetten doğum günü hediyesi bakarken (ki baktığım şeyleri onlara değil de kendime almak istiyorum daha çok, hatta Allahını seven bana şu The Flash tişörtünü alsın lan! Yok onu beğenmedim diyorsanız Yoda ve Batman'e de razıyım. Darth Vader da göz kırpıyor, zaten ben Anakin evladımı çok severim.) bir yandan da Cem Adrian'ın güzel sesinden Sarı Gelin dinliyorum. Galiba bu türküyü en çok ondan dinlemeyi seviyorum. Keşke kış gelse, canlı canlı dinlesem diyorum.

Bu resim buradan
Şimdi böyle dedim de sanki uykum varmış gibi geldi ama yok. Dün 4'e kadar hiç uyku tutmadı, 4'ten sonra da zar zor uyudum zaten, hem de delikli delikli. Sabah kalktım güzelce giyindim, arkadaşlarla minibüste buluşacaktık, Umut geldikçe bizi çaldıracaktı biz minibüse binecektik. Sonra facebookta ne göreyim, Umut'un doğum günüymüş. Burcu'yu aradım, Alpi'yi aradım napcaz filan diye bir planımız yoktu. Ben zaten yok milleti arayayım, yok bir dilim pizza yiyeyim de aç kalmayayım derken geç kalmışım, ben o kadar erken geleceğini düşünememiştim minibüsün. Eşekler (yok bu ağır oldu) Şebekler ya minibüsü kaçırınca haber vermediler bekledim bi de. Öğrenince direk başka minibüs tabii. Alpi de beni kandırıp gidecekmiş, ama o dakikalarca orada minibüs bekledi, ben hiç yoktan Eliş'le aynı minibüse bindim,
oh olsun ona. Ama yarın babam beni kahvaltıya götürmeyi düşünüyor, yine kaçtı minibüs tuh..

Tabii biz dershanede tüm sabah napcaz bu doğum günü işini diye söylendik, bu erkek milletinde iş yok, üstüne kız milletinde iş yok. Biri gelmiş diyor simitçiye gidelim, biri kuruyemişçiye gidelim, en sonunda tam otobüse biniyorduk Alpi aradı siz pastaneye gidin ortamı hazırlayın biz Umut'u getirelim. Hayatımda hiç o kadar hızlı bir organizasyon yapmamıştım. Serkan surat asmasa güzel de oldu aslında. Umut da her şeyi çakmıştı ama onda sorun yok ya. Doğum gününü kutlanacağını anlamayan insana sarılıp teselli etmek lazım, tabii birkaç ay erken ve ya birkaç hafta sonra sürpriz parti varsa gerçekten sürpriz olur ama günü gününe tutan hiçbir şeye sürpriz gözüyle bakamıyor muyum ne? Umut'a sürpriz olmadı ama bize baya sürpriz oldu galiba. Hatta ben telefonla konuşurken Umut'un doğum gününü kutlamaya geldik demiş olabilirim, hiçbir şeyden anlamasa ondan anlardı ya la. Tabii dedikten sonra fark edince sözü geri alamıyorum.

Bugün ne giyeceğimi biliyordum da sabah ne giyeceğimi hiç düşünmedim, nefret ediyorum ne giyeceğimi bilememekten. Üstüme bir tişört geçirip çıktığım günleri o kadar özlüyorum ki anlatamam.

Son olarak bir şey soracağım size. Bir arkadaşınıza almayı düşündüğünüz iki hediye var, birini görse "iyi güzel" diye basit düşünür ötekisini görse aşık olur, ama işte biri ötekinin iki katı fiyatta. Yine de aşık olacağı şeyi alır mısınız? Almayı çok istiyorum ya. Çok saçma bir soru oldu geri mi alsam? Geri alayım ya ben bunu. Yarın olsun o hediyeyi de alayım. İstediğim tarihten birkaç gün sonra gelecek ama olsun ya. (Baya da iç hesaplaşmasal olaylar oldu.)

Ay interneti açmışken G.'nin dediği şeylere de bakayım. Bildiğiniz kaliteli lip stain varsa onu da söyleyin çok makbul geçer.

Hadi ben kaçar, iyi geceler kedicikler~


4 yorum:

  1. Bunlar hep sıcağın etkisi (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son günlerde burası bir serin ben de anlamadım mutluyum, sırf cereyan yapıyor diye evden çıkmak istemiyorum :D

      Sil
  2. Güzel telaşlar bunlar ya :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatın kıymeti bilinmeyen kıymetli anları :)

      Sil

Aklından geçenleri duymak istiyorum~