20.02

Nasıl anlatır ki insan? Hayatın boyunca tanıdığın birinin artık olmamasını..

Tanpınar'ın Huzur romanını okurken "Birdenbire babasını olduğu gibi karşısında gördü ve bu hayal ona bir daha onu görmeyeceğini, sonuna kadar onun varlığından uzak kalacağını, bir insanı bir daha görmemenin, sesini bir daha işitmemenin, bir daha hayatına girmemenin keskin ve yenilmez acısıyle ona hatırlattı." cümlesi beni etkilemişti. Hani insan düşünmeden edemiyor ya bazen, bir insanın her an varken bir anda yok olması.. her şeyden acı sesini bile duymamak. Bugüne has değil, hep acı görürüm.

Bugün annem ağlıyordu, annem her şeye ağlayan bir kadın değildir, hatta annemi ağlarken gördüğüm zamanları saymaya çalışsam babamınkilerden daha az çıkar. O yüzden endişelendim. Başta annem bana ne olduğunu söylemek istemedi, sen de ağlarsın dedi. Ama bir şeyi gizlemek onun varoluşunu değiştirmez ya..

Reyhan teyze ve kocası araba kazası geçirmişler, ikisi de vefat etmiş. Reyhan teyze, annemin arkadaşı, kendimi bildim bileli tanıyorum ya. Hani onlarca şehirden geçsen de istediğin zaman yanında bulabileceğin insanlar var ya, o yani.. Daha birkaç ay önce bizdeydi. Ne kadar da neşeliydi. Yazın gel Ankara'ya Ayça'yla gezersiniz demişti. Ayça daha benden bile küçük. Ya o ne yapacak o yaşta annesi babası olmadan?

Ölümün hiçbir zaman ölenler için kötü bir şey olduğuna inanmadım, eğer çok acı verici ve uzun bir yol değilse. Ama ölüm her zaman arkada kalanlar için acıdır.

Ölüm benim gibi hiçbir şey bilmeden atıp tutanlar için değil, annesiz kalan çocuklar için acıdır.

Ben sadece dua edebilirim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aklından geçenleri duymak istiyorum~