Mim - 18

Şuanda iki yazıyı aynı anda yazmanın heyecanını (?) yaşıyorum. Eh aslında şuan her yer o kadar karışık ki etraftaki karışıklıktan etkilenen beynim kaldıramıyor bazı şeyleri. Yaşasın karnıyarık, ama karnıyarık büyük pilav azdı, hepsini yemedim yarısını yedim.

Deeptone beni mimlemiş. Ama gerçekten bir şaşırmadım değil zira bu yıl burayı baya boşladığım çok bariz bir gerçek. (Ne zaman boşlamadım dimi? Durun trip atmayın, canım acır.)

Anladığım kadarıyla bu mimde çocukluğumuzun nasıl geçtiğini anlatacağız. O zaman çok güzelce anlatmaya başlayayım.

Ben doğduğumda bir abim varmış, gözleri maviymiş, hem de çok güzel bir mavi, hem de sarı saçlı, fıstık gibi bir bebek yani. Bir de öyle usluymuş ki böyle ısıra ısıra sevesin öyle şeker bir bebek. Ben de mavi gözlü sarı saçlı bir bebekmişim, zaten ben doğduktan sonra abimin gözleri yeşile dönmüş, hala beni gözlerinin rengini çalmakla itham eder. E şimdi abimle benziyor gibiyiz (aslında görünüş olarak çok benziyoruz ama onun burnu ve kulakları daha güzel ama tabii ki de benim gözlerim onunkinden güzel) fakat ben çok iğrenç bir bebekmişim. Yemek yemez, yediğimi de kusarmışım. Bir de akşam 8'e kadar beni uyuttular uyuttular yoksa gece 12'ye kadar zırıl zırıl ağlarmışım. (Korkmayın, şuan bekletilmeye karşı daha tahammüllü bir bireyim.) Rivayetlere göre ben doğduktan sonra adeta yer yüzüne inmiş bir melek olan abicim de yoldan çıkmış. Milleti yoldan çıkaran çılgın bir bebekmişim yani.

Ne kadan gavayi (kawaii) bir kız omg
Annem çalışıyor. Bizim yanımızda nenem (ananem) kalırdı. Bir de bakıcımız vardı. Benim ilk bakıcımın adı Havva'ymış. Tipini hiç hatırlamıyorum, resmi de yok. Ama ilk Havva demişim. Sen git ilk onun adını söyle sonra hatırlama, nasıl bir ayran gönüllü yavşaksam artık, neyse. Sonra biz buradan taşındık. (Bura diyorum çünkü bir 10 yıl sonra filan tekrar buraya taşındık.) İslahiye'ye taşınmışız işte. Kuzenim de orada bir yüksekokul mu varmış üniversite mi artık neyse 1-2 yıl bizim yanımızda kalmıştı. O yüzden ben Hilal ablayı çok severim, ne bileyim bebeklik hali, yanında olanı seviyorsun. Bize düdük makarna derdi. Düdük makarna demeyi de severim. Orada komşularımız filan vardı, babamın arkadaşları vardı, çiğköfte yerdik, ve ben harika bir çocuktum. Hala gıcıktım ama kim sevmez egosu tavan sarışın çocukları? Ben sevmem. Ama kendimi severim. Orada anasınıfına filan gittim işte. Ahsen vardı, onu çok seviyordum. (Yıllar sonra babam zorla telefonda konuşturttu, kız beni hatırlamıyor, ne hatırlasın ki, ben kimim zaten) Bi de fotoğraflar
daki bir kız var ama ben de o kızı hatırlamıyorum, inşallah o kız da beni hatırlamıyordur çünkü sonra çok ayıp oluyor.

Ne kadan tatlişko bir abi-kardeş ilişkisi
Neyse işte Gerede'ye taşındık. Ben orada da 1 yıl anasınıfına gittim. Ardından 1. sınıfa başladım. Çok tatlişko arkadaşlarım vardı. Mesela bir Ayşe vardı, onlar başka yere taşınacaklardı, çok iyi arkadaştık, bir gece bizde kalsın dedik, sonra kız gece annesini babasını özledi gitti, ne kadar ilginç. Ama Ömer abi bizde kaldığı zaman annesini babasını özlemiyordu, abimle ben orada kaldığımızda da özlemiyorduk. Zaten minnacık ilçe be ne özleyeceksin. Neyse ezmeyeyim kızı, Allah korusun benim çocuğum da ana kuzusu filan olur. Neyse benim arkadaşlarım abimin arkadaşları abimin sınıfında olup benim arkadaşım olanlar vs vs hepsini anlatmayayım ben.

Derken derken Bolu'ya taşındık. 9 yaşındayım. Yeter be oha taşınıp duruyoruz oldum çocuk kafamla. Orada da arkadaş buldum ettim Harry Potter fanı bile yaptım arkadaşımı falan filan. Ağlaya ağlaya geldiğim şehre bir aşık oldum bir aşık oldum. Çünkü şehir lan. Şehir mi görmüşüm ben. Sinemaya gitmek için yarım saat yol gelmiyorsun, bir otobüse atlıyorsun sadece, muazzam bir şey. Hem de kütüphane kartım bile var, cennete mi düşmüşüm ben. Fakat orada da sadece 1 yıl kaldık. Canım sağolsun be.

Sonra Siirt'e taşındık. 2 yıl da orada.

Dur lan ben resmen hayat hikayemi yazdım buraya asdhjf

Neyse gerisi çocukluk değil zaten.

Ben çok tatlı bir çocukmuşum. Atılgan, keyifli, zeki, güzel... Sonra biraz pasifleştim içime kapandım filan ama bence hala tatlişkoyum ve ortaokula göre daha aktif bir insanım çünkü sorun bende değil bu kötü kalpli okulda.

Biraz da çocukluk resmimi koydum seversiniz beni ♥

Şimdi elveda kedicikler.

Çenem düşmüş, ben bir yazı daha yazarım.

Öptümcüm.

1 yorum:

  1. Çocukluğunu sevdim Loretta. :)

    Ben de abimin göz rengini çaldım. Sonra da erkek kardeşim benim göz rengimi çaldı. Çok acıklı bir hikaye aslında.

    YanıtlaSil

Aklından geçenleri duymak istiyorum~