Lak lak lak

Bugün biraz çenem düştü diyebiliriz. Ya da birkaç gündür mü düşük benim çenem? Galiba kendimi konuşarak rahatlatabiliyorum. Ya da yazarak. Ne bileyim işte.

Annem ve babamla konuşmak pek sarmıyor derdim ama galiba o konuşma da tek taraflı bir şey oluyor. Bazen liseli bir ergen gibi (bkz. üniversiteye kaydolur kaydolmaz üniversiteli havalarına girmek) abarttığımı düşünüyorum ama benimle ilgilenmiyorlarmış gibi geliyor. Hani önemli bir derdim olsa bir şeye muhtaç olsam ilgilenirler ama normal şeylerle uğraşmıyorlar ya da benimle muhabbet etmek pek açmıyor. Mesela ailecek bir yere gittiğimizde (ki bu da çok sık olan bir şey değil) benimle değil de telefonlarıyla ilgilenmek daha çok hoşlarına gidiyormuş gibi geliyor. Bu normal bir şey, onlar da yaşıtlarıyla muhabbet etmeyi konuşmayı seviyor olabilir ama bu durumun tam tersi olması daha normal olmaz mıydı? Yani ne bileyim bana garip geliyor.

Yazıyorum işte. Yazmayı özlemişim. Hayatımda aktaracak önemli şeyler yok ve hep aynı olaylar tekrarlana tekrarlana gidiyor. Bir ayrıntı: spor salonuna yazıldım. Pilates ve hidorolik fitness diye bir şey var. Pilatesi seviyorum ama hidrolik fitnessı sevdiğimi pek söyleyemeyeceğim. Zaten okula gitmeden önceki hafta bitiyor üyeliğim ve büyük ihtimalle okulda o tür şeylere zaman ayıramayacağım (üşeneceğim).

Bu yıl hazırlık okuyacağım, hobi filan edinmek ve yarım bıraktığım onlarca dizi ve animeyi bitirmek için iyi bir yol olabilir. Hatta ölmeden önce imdb top 250'yi izlesem çok hoş olur. Bu arada eyemdibi diye mi okuyorsunuz imedebe diye mi? Ben eyemdibi diye okuyorum ama ikea'yı yazıldığı gibi okuyorum hiç aykia olaylarına girmiyorum.

Bu arada bir çılgın haber daha: Ehliyetimi aldım! Bu çok mutlu edici harika süper bir şey. Arkadaşlarımı arabayla bir yere götürebilmek harika ama annem olduğunda araba kullanırken geriliyorum bi de herkes ayrı yol tarif ettiğinde geriliyorum. Tek başıma çıkmaz sokağa girmek vs. insanların hangi birinin dediğini yapacağım diye düşünmekten daha kolay. Ama trafik iğrenç bir şey orası ayrı. Ben de yeni sürücü olarak baya bir trafik canavarıyım.

Bi de tekrar yazabilmeye, hatta mümkünse hikaye filan yazabilmeye dönmeyi diliyorum, ruhumdaki açıklıklar kapansın.

Şimdilik görüşürüz kedicikler, bu yazı da bu kadar~


3 yorum:

  1. Öncelikle okul büyük bir macera olacak, bu durağanlıktan kurtulacaksın. Ya da kurtuldun bile, bilmiyorum ki. Sonralıkla, Ankara'daysan görüşebiliriz! :)
    Ehliyet alman harika, benim ehliyetim yok. Çok da korkuyorum ama bir arkadaşımdan gaza geldim. Girişeceğim bu işe bir ara.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstanbuldayım ama Ankara'ya herhangi bir şey için gelirsem görüşme imkanımız varsa sana mail atıp ulaşmak isterim -ya da öyle bir şey işte sen anladın-, çünkü bence harikasın ve seninle tanışmak harika olurdu!

      Ben alabildiğim kadar erken alayım dedim ehliyeti, sonra zorlaştırıyorlar. Bi de ailemin yaşadığı şehirde çok fazla trafik sorunu olmadığı için sürmek çok zor olmuyor -sadece yollar biraz bozuk-, daha büyük bir şehir olsaydı trafiğe çıkınca çok küfür yerdim bence >.<

      Sil
    2. Ay harika falan, çok mahcup oluyorum. Ben kendimi hiç böyle kelimelerle tanımlamıyorum oysa ahaha. Bana mail atabilirsin, kesinlikle ulaşmalısın ben de seninle tanışmayı çok istiyorum *.*

      Sil

Aklından geçenleri duymak istiyorum~