Damacana bitti diye ayar yememin ve en iyi arkadaşımın gitmesinin hikayesi

Selamlar, her gün acımı buraya yazdığım gerçekten de acı dolu yıllar ve hiçbir şeyi buraya yazmadığım daha da acı dolu yılların ardından yine sizlerleyim.
Alpi hep bir şeyleri insanlara anlatmak yerine buraya anlatmamı garipsiyordu. Ama artık bana herhangi bir şey için kızmıyor, çünkü herhangi bir şekilde hayatıma dahil olmaya tahammülü de kalmamış gibi bir hali var. Çok ilginç aslında, yıllardır en iyi arkadaşım dediğim (o bana öyle demese de) ve gerçekten onu sevdiğime inandırmak istediğim tek insanın böyle çekip gitmesi. Gerçi çekip gitmek denir mi buna bilmiyorum, sadece bariz bir şekilde hayatında varolmam için hiçbir şey yapmıyordu işte. Normalde istenmediğim yerde durmam triplerine girmem, zaten bir buçuk yıldır istemese de dibinde duruyordum. Ama artık yalnız değilim ve yanımdan gitmesin diye öldürebileceğim kimse de kalmadı. Ne acı gerçekten sevdiğim, herhangi bir sebepten değil sadece sevdiğim bir insanın yanımda olmasının tek sebebinin bana yalnızlığıma ve travmalarıma acıdığı için yanımda olduğunu düşünmek. Ona yalnız olduğum için değil seni sevdiğim için yanında olmak istiyorum dediğimde bana inanmaması.
Tüm gün kendi kendime kafamın içindeki her şeyi oyalasam da gece kafamı yastığa koyduğumda, yalnız kalmak istediğim bir gecede bile insanlarla karşılaşıp vakit geçirdiğimde onunla toplasan kaç kere oturduk ki ama hep hayatımda en çok yer kaplayan kişiydi diye düşündüğümde, her ağlama krizimde, herhangi birine bir şey anlatmak istediğimde yokluğu ve onun hayatındaki değersizliğim çok fazla canımı acıtıyor. Ardından gelen her minik kalp kırıklığında ona bile kendimi sevdiremediysem, bunca yıldan sonra bile onun için köprüden önce son çıkışı bile beklemeden öylece dönüp gidebileceği biriysem zaten kimse beni sevemez ki diye düşünüyorum.
Defalarca oturdum ona bir şeyler yazmaya çalıştım. Suçlamak için ya da neden gittin geri dön demek için değil. Sadece madem böyle bitiyor bi veda etmesi gerek diye. Çünkü biliyorum kavga etmemek için veda etmiyor. Ya da bilmiyorum belki de arkamdan birilerine gidip de bu da peşimi bırakmıyor demesini istemiyorum ama kime diyecek sanki. Zaten hep demiyor muydu bana güvenmeyin ben giderim diye. Zaten demiyor muydu artık yazdıklarının o kadar önemi yok okumuyorum diye.
Aslında bu yazının onunla bir alakası bile olmaması gerekiyordu. Ev arkadaşımın dediği bir şeye üzülmüştüm, daha sonra da başka bir arkadaşımın dediği iki kelimeye. Anlatacak hiçbir yer bulamayınca buraya girdim ben de. Sonra da aklıma o geldi derdim ama ne yazık ki onun kadar vefasız olmadığım için henüz aa o mu unutmuşum ya dediğim bir evreye gelemedik. Belki yirmi yıl sonra filan. Belki üşenmezsem ben yokken olan her şeyi de anlatım. Gidenleri ve kalanları. Ki gitmenin kalanların canını acıttığını da gerçekten tecrübe ettim, üstelik bir insanın gerçekten gitmesini istediğim halde.
Hoşçakalın,
Tabii hala bunları okuyan biri varsa.

4 yorum:

  1. okudum :) çok uzun zaman sonra yazınca kimse okumuyor ki zaten diyor insan ben okudum (: bi de kendini suçlama, sevmeyen, sevemeyen seni neden sevsin. sende değil sorun sevmeyi bilmeyende. iyi ol.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuduğun için teşekkürler. Sevdiğin ve hayatında tutmak için çabaladığın birinin iplerini bırakmak zor sadece.

      Sil
  2. Çekmediğim bir acı için kalbim kırıldı şu anda.

    YanıtlaSil

Aklından geçenleri duymak istiyorum~