Eylül Sonu Çarpması

Naz çekecek insan aranıyor diye gazeteye ilan verecek haldeyim.

Aradalarım bir yere kadar naz çekiyor tabii, canımların canları sağolsun ama evdeki herkes nazlı bebek gibi bir akıllı benim. İlgi istiyorum "oy kıyamam"lar "biraz da ıhlamur koyayım mı"lar istiyorum ben. Ben yiyeyim diye çorba yapılsın ben üşüyorum diye kaloriferler açılsın istiyorum. (Ben üşümeye katlanamam ya. Düşünsenize gelecekte beraber yaşadığım insanlar üşümeyen insanlar oluyormuş filan. Çıldırırım. Gerekirse kış günü evde şortla kapriyle dolaşsınlar o kalorifer ben üşüdüğüm an sonuna kadar açılacak.) (Tabii şimdi olmuyor çünkü ben açınca babam kapatıyor 😢) Annemden bin kere ıhlamur istedim de o ıhlamurun kaynatılıp bana gelmesi 1-2 saati buldu. Anca 2 bardak içebildim. Ha bi de iyi gelmesi lazımdı ama yok sesim eskisinden de kötü şuan.

Bi dakika ya ben yine hasta olduğumu söylemeyi mi unuttum? Neyse anladınız siz onu. Nasıl oldu niye oldu bilmiyorum zaten hava birden bire aşırı soğudu. Kalın çorap giyer derste montumu çıkarmaz oldum. Sınıfta insan olmayınca sınıf da ısınmıyor zaten. Bizim sınıf normal sınıflardan geniş ama nüfus olarak 9 kişi, en az 3 kişi de fiks gelmiyor derslere. (Biri yanımda olsa daha iyi olur ama olmayınca olmuyor zorlamamak lazım.)

Geçmiş olsunlara doyamadım ben, en sevdiğim şey insanların bana kıyamamaları. Twitterdan alternatif tıp tarifleri bile aldım tweetini sevdiklerimden.

Yazıları da hep telefondan yazmaya başladım ama 140 karaktere sığamadığımdan anacım.

İyi geceler kedicikler.
İyi geceler kuzucuklar.

Sizin için de iyileşirim ben 😙

Bugün

Şemsiye Sokak'ta şemsiyenle yürümesem içimde kalırdı, en alakasız şehrin en alakasız yerinde de olsa, umursayan biri olsa da olmasa da..

Aldığım bonibonun kapağı kırmızı renkli olmasa olmazdı. Abim haklı, bonibon m&m'lerden daha güzel. Ve tabii ki de bugün bonibon yemesem olmazdı. Bir dakikada değil de daha uzun sürede tüketip daha çok sevebilirdim onu ama olamadı.

Bugün de kaçmadım, kaçıp gitmedim bir yere, zaten gitsem de başımı bırakıp giderim. Neyse, sonunda "gerizekalı mısın otur oturduğun yerde" diyecek insanlarım var benim. Bence başkalarına kimse bunu demediği için başlarıyla kalıyorlar. Bence herkese bunu diyecek biri/leri lazım.

Şuanda çalan şarkı Ezginin Günlüğü - Unutmak Kolay
Kolay gelsin

İmza
Sizi seven kedinin biri

0054

12. sınıfa geldik her şeyden kurtuluruz dedik de hiç öyle olmadı ya.. İnsanların ne kadar farklı olduğunu anca fark ediyor insan, ya da kendi ne kadar farklı onu fark ediyor.

Valla biz safız. Ya da ne bileyim öyle bir şeyler.

Aman bana ne zaten. Sanki ben çok mu açığımm.

Birbirimize katlanmak zorundayız ama BFF olmak zorunda değil.

Mim 17

Dördüncü Tekil Şahıs beni mimlemiş, çook teşekkürler ^.^ Tabii ki de onu kırmayıp mimi yapıyorum.

Canan Tan mı Debbie Macomber mı?
Hiç Debbie Macomber okumamakla birlikte Canan Tan'ın sadece Çikolata Kaplı Hüzünler kitabını okudum, eh fena değildi, en azından benim gibi unutkan birinin bile aklında kalıcı hikayelerdi. Pek objektif bir değerlendirme yapamıyorum ama Canan Tan demek durumundayım.

Küpe mi kolye mi?
Küpeler alerji yapıyor ama yine de değişik değişik küpeleri çok seviyorum, o yüzden küpeee

Gelecekteki hedefin nedir?
Güzel bir üniversite, iyi bir kariyer, sonra emeklilik ve akdeniz/ege kıyısına yerleşip kafe işletmek. Evet emekliliği iple çekiyorum ^.^

Bira mı sigara mı?
İkisini de kullanmıyorum

Bloğunun ismi neden bu?
Çünkü kediler ve portakallar dünya üzerindeki en tatlı şeyler

Favori makyaj malzemen/malzemelerin?
Dudak parlatıcısı ve göz kalemi, eh zaten ötekileri kullanmayı beceremiyorum

Gerçek aşk bana göre....
seni değiştirme çabası gütmeden daha iyi bir insan haline getiren duygular.

Yabancı dil mi anadil mi?
Dili kullanım becerisinden dolayı anadil, ama bir gün birkaç yabancı dili etkin bir şekilde anlayabilmek istiyorum çünkü orjinal dilden aldığım hazzı çevirilerden alamıyorum.

Kuzey Amerika Kıtası mı Güney Amerika Kıtası mı?
Kuzey Amerika

Kurşun kalem mi uçlu kalem mi?
Uçlu kalem, hiçbir zaman kurşun kalem insanı olamadım ama uçlu kalemleri uzun süre kullanabiliyorum

1018

Bak mesela summertime sadness'ı yarısına kadar dinleyip de sevmedim gibi bir şeydi ama son zamanlarda çok dinler oldum, neden bilmiyorum, halbuki yaz da bitti.

Zaten kuru olan havalar iyice kurumaya başladı galiba, ellerim kuruyor, kuru bir cilde sahip olmanın zorlukları mı denir?

Her neyse neşeli şeylere de geçebiliriz. Hirunaka no Ryuusei okudum ve harika bir mangaydı ama ana karakterlere aşık olan iki erkeği de feci sevdim, hatta onu geç mangadaki tüm karakterleri sevdim ya hepsi mutlu olsun filan istiyorum, anlatamam.

Geçen blogu bir süre kapattım, temayı değiştirmeyi düşünüyordum ama headerımı çok sevdiğimden sadece ufak bir değişiklik yaptım. Yeni bir insan olduğumdan yazıları tamamen silecektim ama sonra ne gerek var dedim, ne gerek var ki zaten.

Chii, galiba yazma istediğimi kaybettim.

Şiirememek

Bir şiirler oluyorsa arada bana
Neden bilmiyorum
Aklıma gelenler aklımdakileri kovalıyor
Kafam karışmıyor, ne duyayım bilmiyorum

Saklı bahçemde unutulmuş hayal tohumları
Sulanmamış
Kurumuş
Nadas dinliyorum,
dinlemekten de ziyade sürekli zihnimde tekrar ediyor
Nadasta hissediyorum, otlarım yanıyor
Ama bunlar bitince ne olacak bilmiyorum

Su içmeyi de seviyorum ama o bitince babam dolduruyor